Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/4972 E. 2015/15090 K. 02.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4972
KARAR NO : 2015/15090
KARAR TARİHİ : 02.06.2015

MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de ;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız takiple ilgili olarak borçlu diğer itiraz ve şikayetleri yanında, alacaklının Türkiye’de ikametinin bulunmadığı, bu nedenle teminat yatırmadan takip başlatmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek ödeme emrinin iptalini talep etmiş, mahkemece itiraz ve şikayetlerin reddine karar verilmiştir.
Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.
Alacaklının takipte haksız çıkması halinde borçlunun uğrayacağı muhtemel zararların istenebilmesinin zor veya imkansız olacağı zannedilen bazı özel durumlarda kanun koyucu tarafından teminat gösterilmesi gerekli görülmüştür.
HMK.nun 84/ 1- a hükmü ile Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması, davacı yanında davaya müdahil olarak katılması veya takip yapması halinde davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun bir teminat göstereceği düzenlenmiştir. Anılan maddede öngörülen teminat hususu takip yapmanın ön koşuludur.
Somut olayda, alacaklının dosya içine celp edilen nüfus kaydına göre çifte vatandaşlık sahibi olduğu, takip talebi ve takip ekindeki vekaletnamede adresinin yurtdışı adres olarak gösterildiği, nüfus kaydında da yerleşim yerinin … olarak kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda alacaklı HMK.nun 84/1-a maddesi kapsamında “Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşı” statüsünde olup takip yapması için teminat yatırması zorunludur.
O halde mahkemece HMK.nun 86. ve 87. maddeleri nazara alınarak uygun bir teminat takdir edilip alacaklı vekiline bu miktarı bloke etmesi için uygun bir süre verilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.