Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/4993 E. 2015/15088 K. 02.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4993
KARAR NO : 2015/15088
KARAR TARİHİ : 02.06.2015

MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de ;
Alacaklı tarafından muris … ve oğlu … tarafından keşide edilen senede dayalı olarak … mirasçıları ve … hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçluların senedin murisleri …’e hile ile imzalatıldığı, senet lehtarı …’ın savcılık aşamasında verdiği ifadesinde …’den senet almadığını kabul ettiği, senedin lehtar tarafından kötüniyetli olarak kardeşi …’a ciro edilerek takibe konulduğu iddiasıyla takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece itirazın reddine karar verildiği, anılan kararın borçlular tarafından temyizi üzerine Dairemizce önce onandığı, karar düzeltme aşamasında ise bononun keşide tarihinden sonra lehtar …’ın savcılıkta alınan ifadesindeki beyanları, lehtar ile hamil hakkında düzenlenen fezleke ve senedi takibe koyan alacaklının lehtarın kardeşi olması nazara alınarak iyiniyetli 3. kişi durumunda değerlendirilemeyeceği, bu nedenle itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak itirazın kabulü ile itirazda bulunan borçlular yönünden takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece itirazda bulunan tüm borçlular yönünden takibin iptaline karar verildiği görülmüştür. Takip dayanağı senedin incelenmesinden keşidecilerin borçluların murisi … ile … oğlu … olduğu, takipte …’in hem … mirasçısı olmasından dolayı, hem de asil olarak ayrı ayrı borçlu gösterildiği, …’in de itirazda bulunan borçlular arasında olduğu, ancak sadece muris imzası yönünden itirazda bulunduğu, kendi imzası yönünden herhangi bir itirazının olmadığı, hatta 25/09/2012 tarihli duruşmada da borçlular vekilinin “kefil olan diğer borçlu için talepte bulunmadık.” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Bu durumda aynı zamanda … mirasçısı olan diğer borçlu …’in kendi keşideci imzasından dolayı senetteki sorumluluğunun devam edeceği tabiidir.
Öte yandan borçluların icra mahkemesine başvurusu İİK’nun 169. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup mahkemece, itiraz kabul edildiğine göre, aynı kanunun 169/a-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken takibin iptali yönünde hüküm tesisi de isabetsizdir.
O halde mahkemece, …’in kendi imzasından dolayı sorumluluğu devam edeceğinden … yönünden itirazın reddi ile diğer borçlular yönünden de takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.