YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4994
KARAR NO : 2015/15087
KARAR TARİHİ : 02.06.2015
MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda, müvekkilin tebliğ adresinde oturmadığı, bu nedenle tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesini ve hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir.
Borçlu …’ya … örnek ödeme emrinin Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca “muhatap ile birlikte konutta sakin annesi …” imzasına tebliğ edildiği, adı geçenin icra takibinin diğer borçlusu olduğu görülmektedir. Buna göre şikayetçi borçluyla, takibin diğer borçlusu arasında menfaat çatışması olacağından, ödeme emri tebliğ işlemi Tebligat Kanunu’nun 39. maddesine aykırılık teşkil edeceğinden usulsüzdür.
Diğer yandan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesinde; “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmü ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmü yer almaktadır. Anılan yasal düzenleme ve yönetmelik hükmü uyarınca muhatap borçlunun adreste bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin aynı konutta annesi imzasına tebligat yapılması da usulsüzdür.
O halde mahkemece, borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.