YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5012
KARAR NO : 2015/15144
KARAR TARİHİ : 02.06.2015
MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının, alacağın tahsili için genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başladığı, borçlu tarafından 04.07.2014 tarihli dilekçe ile icra mahkemesine müracaat edilerek, usulsüz tebligat şikayetinde bulunulduğu, mahkemece, şikayetin reddine ve asıl alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatına hükmedildiği görülmüştür.
Somut olayda, borçluya, ödeme emrinin; “….adres kapalı olup komşusu … … sözlü beyanına muhatabın geçici süre ile çarşıda olduğundan Tb. Kan. 21. Md. gereği kapısına 2 nolu ihbar yapıştırılıp, … … imzasına tebliğ edilerek, sözlü beyanda bulunan komşusuna haber verildi.” şerhiyle 19/06/2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçluya yapılan bu tebligatta, tebliğ memuru tarafından, beyanına başvurulan komşunun imzasının alınmadığı, imzadan imtina edilmiş ise bu durumun da tevsik edilmediği, bu haliyle tebliğ işleminin 7201 Sayılı Kanun’un 21/1 ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği’nin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine göre usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile muhatabın tebligattan haberdar olma tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurusu, İİK.nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup, mahkemece de vasıflandırmanın bu şekilde yapıldığı görülmektedir. Ancak anılan maddede tazminat öngörülmediği halde mahkemece, şikayetin reddi yanında borçlunun tazminatla sorumlu tutulması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.