Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/5252 E. 2015/15265 K. 02.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5252
KARAR NO : 2015/15265
KARAR TARİHİ : 02.06.2015

MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından (2) adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlu vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvuruda, borcun itfa edildiğinden bahisle borca ve ferilerine itiraz ettiği, mahkemece istemin kabulüne ve takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK’nun 169/a-1 maddesi gereğince; borcun olmadığı veya itfa veya imhal edildiği resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlandığı takdirde mahkemece itiraz kabul edilir.
Takip dayanağı çekler için bono verilmesi, tek başına itfa anlamına gelmez. Geçerli bir itfadan bahsedilebilmesi için, çeklere karşılık olarak verilen bonoların ödenmesi gerekir.
Somut olayda, takip dayanağı çeklere karşılık, bonoların verildiği tarafların kabulündedir. Bu durumda borçlu tarafından çeklere karşılık olarak verildiği iddia edilen bono bedellerinin ödendiğinin, anılan madde de yazılan belgelerden biri ile ispatlanması zorunludur.
Alacaklı tarafından çeklere karşılık olarak verildiği iddia edilen bonoların bir kısmının icra takibine konu edildiği ve herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmektedir. Alacaklının …’na vermiş olduğu ifadede de, alınan 2 bonoya karşılık borçlu tarafından 9.200 TL ve muhatap banka tarafından da 2.000 TL ödendiği kabul edildiğine göre, mahkemece borçlunun 11.200 TL alacak yönünden itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin tümden kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, borca itiraz hakkında İİK’nun 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup, anılan maddenin 5.fıkrasında; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur” hükmü yer almaktadır. Mahkemece, borçlunun borca itirazı kabul edildiğine göre, İİK’nun 169/a-5. maddesi uyarınca kabul edilen miktar ve ferileri için takibin durdurulması yerine, takibin iptali yönünde hüküm tesisi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.