Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/24287 E. 2016/2997 K. 24.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/24287
KARAR NO : 2016/2997
KARAR TARİHİ : 24.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre sair itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak,
Sanığın adli sicil kaydındaki ilamlardan en ağırı olan Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2007 tarih ve 127-229 sayılı ilamındaki cezanın tekerrüre esas alınması gerekirken, adli sicil kaydındaki iki ilamın tekerrüre esas alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan;
Sanığın adli sicil kaydındaki ilamlardan en ağırı olanAsliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2007 tarih ve 127-229 sayılı mahkumiyet kararının tekerrüre esas alınmasına, karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya içeriğine göre sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Sanık …’in, diğer sanık …’le birlikte suçta kullanıldığı anlaşılan söz konusu aracı kiralamaya gittiği ve araç kiralama sözleşmesinin de sanık … adına yapıldığı, bu aracın olay tarihinde olay yerinde olduğu CPRS kayıtları ile doğrulandığı, suçun işlendiği gece onlarca kez telefonla görüşme yaptıkları ve bu görüşmeler yapılırken iki sanığın da Menderes ilçesinde bulunduğu, suçun işlendiği yere yakın baz istasyonundan telefonlarının sinyallerinin alındığının tespit edilmesine göre, sanık …’in de tam bir dayanışma, fikir ve eylem birliği içinde, asli maddi iştirak halinde fiili diğer sanık …’le birlikte işlediği ve netice aldıkları anlaşıldığından, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesi kapsamında cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde aynı Kanun’un 39. maddesinin uygulanması sonucu eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.