Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7427 E. 2015/769 K. 20.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7427
KARAR NO : 2015/769
KARAR TARİHİ : 20.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’ın … beldesinde ikamet ettiği ve hayvanlarını satmaya karar verdiği, bu sebeple köyde hayvan alım satımına aracılık eden teyzesinin oğlu sanık …’ya haber verdiği, 10.01.2006 tarihinde …’ün hayvan satın almak istediğini söyleyen sanık …’u katılanın evine getirip görüşmelerini sağladığı, sanık Nurettin ile katılanın 6000 TL ye 2 yaşında 3 adet boğa nın satımı konusunda anlaştıkları, sanık Nurettin’in bu paranın 1500 TL sını peşin verip 4500 TL’sı için de borçlu kısmında … ve alacaklı kısmında da … ile sanık …’un adının yazdığı senedi verdikleri, bu şekilde baştan beri ödeme amacında olmadan herhangi bir hak ihtiva etmeyen alacaklı kısmına kendi isimlerini yazdıkları senet tanzim ederek katılanı dolandırdıkları, ayrıca dolandırıcılık suçunu işlerken de her ne kadar bono ibaresini içerse de alacaklı ve borçlusunun aynı kişi olması sebebiyle unsurları eksik olduğundan bono olarak

nitelendirilmesi mümkün olmayan bu sebeple özel evrak olarak nitelendirilebilecek senedin kullanıldığı, böylelikle özel evrakta sahtecilik suçunu da işledikleri iddia olunan somut olayda; senet aslının duruşmada getirilerek mahkeme tarafından, hem alacaklı hem de borçlu kısmında aynı sanık isminin yazılı olduğu belgenin bononun yasal unsurlarını taşımadığı için özel belge sayılacağı ve iğfal kabiliyetini taşımadığının tespit olunduğu, katılanın 06/01/2011 tarihli celsede söz konusu senedi incelemediğini, eğer senede baksa idi alacaklı ve borçlu yerlerinde aynı isimlerin yazılı olduğunu fark edip senedin geçersiz olduğunu anlayabileceği yönündeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu özel belgenin iğfal kabiliyetinin olmadığı, katılanın senedi denetim imkanı elinde iken ve yapacağı basit bir inceleme ile durumu fark edebilecek iken senedi bakmadığı, alacaklı ve borçlu kısmında aynı kişi isminin yazılı olmasının hile teşkil etmeyen bir basit yalan kapsamında kaldığı anlaşılmakla, sanıkların dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarında beraatlerine dair mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, sanıklar … ve Nurettin’in iğfal kabiliyeti olmayan senedi katılana verdiklerinden bahisle dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.