Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4543 E. 2015/12080 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4543
KARAR NO : 2015/12080
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2014 tarih ve 2014/529-2014/419 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin 2006-2008 tarihleri arasında …… olarak birlikte ticari faaliyet yürüttüklerini, bu kapsamda tarafların zaman zaman boş olarak tanzim ettikleri bono ve çekleri şirketi borçlandırıcı muameleler için veya birtakım yerlere teminat senedi olarak verdiklerini, taraflar arasındaki ortaklığın 2008 yılında sona erdiğini, ancak davalının elinde tuttuğu bir senede yeni vade ve tanzim tarihi yazmak suretiyle … İcra Müdürlüğünün 2013/10267 Esas sayılı dosyası ile müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, söz konusu senet incelendiğinde imza kısmı dışındaki tüm yazıların sonradan yazıldığının anlaşılacağını, taraflar arasındaki ortaklığın sona erdiğini ve taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını, davalının müvekkiline mal veya hizmet satacak yada ödünç verecek ekonomik güce sahip olmadığını, davalının kamu kurumlarını aracı kılmak sureti ile müvekkili aleyhine haksız kazanç elde etmek istediğini ve bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını iddia ederek, öncelikle İİK.’nın 72/3. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini, senedin iptalini, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının iddialarını yazılı delil ile ispat etmek zorunda olduğunu, tanık dinletmeye muvafakat etmediklerini, davacının kötüniyetli olarak icra dosyasına ihtiyati tedbir koydurduğundan bahisle, davanın reddini, % 40 tazminatın davacıdan alınarak müvekkiline verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve değerlendirmeyle davanın menfi tespit davası olduğu, ihtilafın davaya konu bononun davalıya ortaklık ilişkisi sebebiyle boş olarak verilip verilmediği ve senedin bedelsiz olup olmadığı noktalarında toplandığı, davayı ispat yükünün MK’nın 6 ve HMK’nın 190. maddeleri gereğince davacı tarafta olduğu, celbedilen C. Başsavcılığı’nın 2013/59745 soruşturma dosyasında dolandırıcılık ve açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçlarından davalı … hakkında yapılan soruşturmada 31/01/2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karar aleyhine …. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına yapılan itirazın reddedildiği, davacı vekilince iddialarının ispatı yönünde herhangi bir belge ibraz edilmediği, en son olarak yemin deliline dayanıldığı, davalının duruşmada kendisine yöneltilen yemini usulüne uygun olarak eda ettiği, gerekçesiyle davacının ispatlanamayan davasının reddine ve verilen tedbir kararı ile takip durmuş olduğundan İİK’nın 72. maddesi gereğince 43.000,00 TL asıl alacak üzerinden % 20 oranında hesaplanan 8.600,00 TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı …’in tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı …’in bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.