YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1332
KARAR NO : 2015/12057
KARAR TARİHİ : 04.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, örnek 10 ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun, yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurarak imza itirazı ile birlikte sair itirazlarını ileri sürdüğü, mahkemece, imza itirazının kabulüne ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 551. maddesinin 1. fıkrasında; “Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir” hükmü, aynı maddenin 2. fıkrasında ise; “Bu yetki, işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. Ancak, ticari vekil açıkça yetkili kılınmadıkça, ödünç olarak para veya benzerlerini alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; takip dayanağı çekin itiraz eden borçlu tarafından 25.03.2013 tarihinde keşide edildiği, imza incelemesine ilişkin olarak bilirkişi … tarafından düzenlenen 02.10.2014 tarihli raporda, itiraza konu imzanın borçlu şirket yetkilisi….’ya ait olmadığı belirtilmiş ise de; borçlu şirket yetkilisi …’nın, … Noterliğince düzenlenen 18.06.2012 tarih ve 17426 yevmiye numaralı vekaletname ile …. borçlu şirketi temsilen vekil tayin ettiği, söz konusu vekaletnamenin incelenmesinde; vekil kılınan kişilerin ticari vekil niteliğinde oldukları ve kendilerine açıkça çek keşide etme yetkisinin de verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, itiraza konu imzanın, adı geçen ticari vekillere ait olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.