YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18071
KARAR NO : 2015/3599
KARAR TARİHİ : 16.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davadaİ… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/11/2013 tarih ve 2013/175-2013/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tasarrufunu davalı bankada değerlendirdiğini, davalıya her hangi bir e-posta adresi vermediği, e-posta adresine bilgilendirme gönderilmesi yönünde bir talimatı olmadığı ve davalı uyarıldığı halde davalının, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin e-posta adresine müvekkilinin hesabına ilişkin varlık raporunun yolladığını, e-posta adresi şirkete ait olduğundan tüm çalışanların bu e-postayı görebildiğini, mesajların şirket çalışanlarınca okunduğunu, müvekkilinin gizli bilgilerinin üçüncü kişilerce öğrenildiğini, işçilerin para istemeye ve nasılsa parası var düşüncesiyle mesaiye kalmamaya başladığını, mevduat bilgileri öğrenilen müvekkilinin bir işyerini ederinden fazla fiyata almak zorunda kaldığını, konunun gazetelere haber olduğunu, haberde müvekkilini aşağılayıcı yorumların yapıldığını, müvekkilinin can güvenliğinin kalmadığını, ticari itibarının sarsıldığını, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, özel hayatın gizliliği ve bankacılık sisteminin güven ve istikrarının korunması ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürerek 56.490 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddianın ileri sürülüş biçimine göre haksız fiilden kaynaklanan davada asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzalanırken davacının verdiği kartvizit üzerindeki e-posta adresinin sisteme girildiğini, davacının sözlü bildiriminin hemen akabinde sistemdeki e-posta adresinin değiştirildiğini, zarar iddialarının soyut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin haksız fiile dayandığı, davanın ticari niteliğinin bulunmadığı, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya ait mevduat bilgilerinin üçüncü kişilerin görebileceği şekilde e-maille gönderilmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak, taraflar arasında imzalanmış Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi bulunmakta olup davacı, talimatı olmaksızın hesap bilgilerinin üçüncü kişilerin görebileceği şekilde ortağı olduğu şirketin e-posta adresine gönderildiğini iddia etmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtilmiştir. Bu itibarla iddianın ileri sürülüş şekline göre, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırılık bulunup bulunmadığı, davalı eyleminin haksız fiil niteliğinde olup olmadığı hususlarının 6102 sayılı TTK’nın 4’üncü maddesi uyarınca ticaret mahkemesince değerlendirilmesi gerekmekte olup uyuşmazlıkta ticaret mahkemesi görevli olduğundan, mahkemece yargılamaya devam olunarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.