Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/5595 E. 2015/13684 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5595
KARAR NO : 2015/13684
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.02.2015 tarih ve 2014/54-2015/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirketin aynı iş kolunda faaliyet gösterdiklerini, davalı şirketin 2003/26399 sayılı “…” ibareli 7, 9, 12, 25 ve 37. sınıf ürün ve hizmetleri içeren markanın sahibi olduğunu, ancak “….” markasının tescilli olduğu mallar üzerinde hiçbir kullanımının bulunmadığının tespit edildiğini, ileri sürerek anılan markanın kullanmama nedeniyle iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin sahibi olduğu 2003/26399 sayılı “…” markasını ciddi biçimde kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının kullanıma ilişkin belgelerinden markanın kırmızı zemin üzerine “…” şeklinde olduğu, esas ve ayırt edici unsurun “….” ibareli markayla aynı olduğu, markanın ayırt edici karakteri değişmeksizin gerçekleşen kullanımın da markasal kullanım niteliğinde bulunduğu, davalının adına tescilli 2003/26399 sayılı markayı tescilli olduğu 7. ve 12. sınıfa ilişkin bazı alt paragraflarda ciddi olarak kullanımının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 03.02.2012 tarihi itibari ile hukuki etki doğurmak üzere markanın ciddi kullanımının tespit edildiği bazı alt parağraflar haricindeki mal ve hizmetler bakımından kullanmama sebebi ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi uyarınca iptaline ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.