Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/6248 E. 2015/13686 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6248
KARAR NO : 2015/13686
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/04/2014 tarih ve 2012/199-2014/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı; kendisi tarafından yazılan “Adli Bilimler – Olay Yeri İncelemesi -Kriminalistik – Suç Analizi” adlı eserden davalı tarafça hazırlanan “Özel Güvenlik Ders Notları” adlı esere, izinsiz ve usulüne aykırı iktibaslarda bulunulmak suretiyle FSEK’den kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini, bu hususun … Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nce verilen 2010/204 E., 2011/273 K. sayılı kararla sübuta erdiğini, davalıya ait kitabın 2006 ve 2008 yıllarının muhtelif tarihlerinde kesilen fatura bilgilerinden toplam 4960 adet basıldığının ve basılan kitapların öğrencilere ve piyasaya perakende veya toptan satışının yapıldığının anlaşıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin …..’de eğitim müdürü olarak görev yaptığını, tüzel kişiler aleyhine ceza davası açılamaması nedeniyle müvekkili hakkında sanık sıfatıyla dava açıldığını, ortada bir haksız kazanç veya manevi zarar sözkonusu ise bundan müvekkilin değil ….’nin sorumlu olduğunu ve husumetin şirkete yöneltilmesi gerektiğini, şirket tarafından basılan kitap dolayısıyla müvekkili hakkında … Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nce adli para cezasına karar verildiğini, ceza yargılaması sırasında şirketten getirtilen ilgili döneme ait kayıtların bilirkişilerce incelenmesi sonucu davacının 500,00 TL zararının olduğunun tespit edildiğini, bu meblağın dava devam ederken davacıya ödendiğini, itiraz edilmeyen bu miktarın davacıya ödenmesinden sonra aynı konuda tekrar dava açıldığını, davacının ne yönde manevi zarara uğradığının belli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda şirketle birlikte şirket müdürünün de sorumlu olduğu, şirket müdürüne karşı açılan işbu davada davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, dava konusu olayın “intihal” veya “usulsüz iktibas” olarak nitelendirilebilen bir fiil niteliğini taşıdığı, dava konusu kitaptan 4960 adet basıldığı ve davacının talep edebileceği tazminat miktarının 2.480,00 TL olduğu, davalının daha evvel bunun 500,00 TL’sini davacıya ceza dosyasında ödediği ve bu miktarın mahsubu ile davacıya 1.980,00 TL ödemesi gerektiği, davacının eserinin kısmen dahi olsa başka eser içinde yayınlanması ve adının belirtilmemesi nedeniyle 5846 sayılı FSEK’nın 14. ve 15. maddeleri gereğince davacının manevi haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.980,00 TL maddi tazminatın ve 1.500,00 TL manevi tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 5846 sayılı FSEK kapsamında davacıya ait kitabın izinsiz kopyalanıp çoğaltılmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa davalının sanık sıfatıyla yargılandığı Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 2010/204 Esas ve 2011/273 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğine göre, bu karar 6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi gereğince hukuk hakimi için bağlayıcı değildir. Davalı kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunduğuna göre, davalının, pasif dava ehliyeti bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, dava konusu kitap dava dışı …. tarafından çoğaltılıp yayınlanmıştır. Her ne kadar, TMK’nın 50/3 maddesi uyarınca organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu iseler de, davalı kendisinin şirketin eğitim bölümü müdürü olduğunu, dava dışı şirketin organı sıfatı bulunmadığını savunduğuna göre, öncelikle davalının bu savunması dikkate alınmak suretiyle davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği belirlendikten sonra davanın esasına girilip karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.