Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/5844 E. 2015/13690 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5844
KARAR NO : 2015/13690
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2014 tarih ve 2014/129-2014/334 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin 2011/55168 sayılı “….” unsurlu marka başvurusuna, müvekkili adına tescilli 2002/27882, 2002/29221, 2001/16155 sayılı “…”, “Şekil”, “…” unsurlu v.b. markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın TPE YİDK’nın 2013-M-8787 sayılı kararlarıyla reddedildiğini, oysa müvekkiline ait markalar ile davalı markasının benzer olduğunu, müvekkiline ait markaların tanınmış markalar olduklarını, markaların tüketiciler nezdinde çağrışım yaratabileceğini ve seri marka olarak algılanabileceğini, bunun yanında 3796 sayılı özel kanun ile müvekkili dışında hiç kimsenin “…” ismini ve işaretini kullanamayacağını ve marka olarak tescil ettiremeyeciğini, marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek başvuruya itirazın reddine dair YİDK kararının iptaline, marka tescil edilmiş ise markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …. vekili; davacı markaları ile müvekkili şirket markasının ortalama bir tüketici nezdinde karıştırılması ihtimalinin kesinlikle olmadığını, farklı sektörlerde kullanılacak olması nedeni ile iltibas oluşma tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili; YİDK kararlarının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; “…” ibaresi ile “iç içe geçmiş 5 adet halka” (3’ü üstte, 2’si altta) şeklinin her iki tarafa ait markada da ayırt edici asıl unsur niteliğinde olduğu, taraf markaları arasında KHK’nın 8/1 (b) maddesi anlamında karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzerlik bulunduğu, başvuru konusu hizmetler yönünden markanın tescil olunmasının, tüketiciler nezdinde davacı organizasyon ile davalı şirket arasında sponsorluk gibi bir ticari ilişki veya bağlantı bulunduğu ihtimaline yol açabileceği, davacı markalarının “…” ibaresinin ve iç içe geçmiş olimpiyat halkaları şeklinin dünya çapında tanınmış bir marka olduğu, davalı şirketin markasının tescili halinde davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı gerekçesiyle başvuruya itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Kararı, davalı …. vekili ve davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davalılardan ayrı ayrı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.