YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17532
KARAR NO : 2015/12130
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02/07/2014 tarih ve 2014/31-2014/175 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/11/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tekstil alanında faaliyet gösteren müvekkilinin …’nde bulunan dava dışı …. ile iplik alım satımı konusunda sözleşme imzaladığını, karşılığında müvekkilinin muhatabı olduğu, davalının …nden avalli 22.05.2008 vadeli ve 22.11.2007 keşide tarihli 935.100 USD bedelli poliçeyi verdiğini, akit dava dışı bu firmanın malların tamamını teslim etme edimini ifa etmemesi nedeniyle aleyhine … Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ihtiyati tedbir talepli menfi tespit davası açıldığını, anılan mahkemece bahse konu poliçenin 235.937,39 USD’lik kısmının o davanın davalısı tarafından ibrazı halinde ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, teminat yatırılması halinde kararın ilgili bankaya bildirilmesine de hükmedildiğini, ancak davalının … ile yapılan görüşmede poliçe lehdarının …’nin kredili müşterisi olduğunun, poliçenin de bu vesileyle ödenerek kredi borcuna mahsup edileceğinin bildirildiğini, tedbir kararı ve bildirime rağmen poliçe bedelinin tamamının müvekkili hesabından çekildiğini ileri sürerek, 235.937.39 USD’nin 22.05.2008 tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinin kredili müşterisi olduğunu, ticari ilişkisi bulunduğu …’nin keşide ettiği poliçeye aval verilmesini, anılan şirketin müvekkilinin …ndeki hesabına bedelinin tamamının transfer edilmesini 28.11.2007 tarihli yazıyla istediğini, yazı üzerine aval verildiğini, bilahare 27.11.2007 tarihinde müvekkilinin … tarafından iskonto edilerek temlik alındığını, poliçenin meşru hamili ve hak sahibi olduğunu, işlemlerin davacı talebiyle yapıldığını, ayrıca müvekkillinin aval veren sıfatıyla poliçe bedelini yasal olarak ödemekten
imtina edemeyeceğini, tedbir kararının açılan menfi tespit davasının davalısına yönelik olduğunu, 27.11.2007 tarihi itibariyle müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, aval veren ile yetkili hamilin müvekkili şubeleri olmasının sonuca etkili olmadığını, …’nin işlemlerinin TTK’nın 614. maddesi kapsamında kaldığını, sebepsiz zenginleşmenin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, şahsi def’ilerin poliçeyi ciro ve teslim yoluyla devir alana karşı ileri sürülemeyeceği, temlik yoluyla devirlerde ise TTK’nın 599/2. maddesi uyarınca borçlunun şahsi def’ilerini devir alan kişilere karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, somut olayda poliçenin davalı şubesine temlik yoluyla devir edildiği, davacının, şahsi def’ilerini akidi …. dışında davalıya karşı ileri sürebileceği, davacının iplik alımı nedeniyle düzenlenen poliçenin bir kısmının bedelsiz kaldığının kesinleşmiş mahkeme kararıyla sübut bulduğu, yapılan bildirime ve mahkemenin tedbir kararına rağmen davalının bedelsiz kalan poliçenin tamamını ödemesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 235.937.39 USD’nin 22.05.2008 tarihinden itibaren Devlet bankalarının USD cinsinden bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı tarafından tanzim edilen 23.05.2008 tarihli ihtarname ile davalıya 24 saat atıfet mehli verilmiş olup bu durumda mahkemece verilen atıfet mehline göre davalının temerrütünün 30.05.2008 tarihinde gerçekleştiği nazara alınarak temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde paranın hesaptan çekildiği tarihten itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “22.05.2008” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “30.05.2008” ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekilde davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.