Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/6145 E. 2015/13692 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6145
KARAR NO : 2015/13692
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/10/2014 tarih ve 2014/133-2014/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından diğer davalı … nezdinde 2011/97375 sayılı 16, 35, ve 41. sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden “…” ibareli markanın adına tescili için başvuruda bulunulduğunu, müvekkilince adına tescilli “..” ve “…” esas unsurlu markalar mesnet gösterilerek 556 Sayılı KHK’nın 8/1-b ve 8/4. maddeleri uyarınca başvuruya itiraz edildiğini, müvekkilinin itirazının … tarafından markalar arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, başvuruya konu marka ile müvekkiline ait markanın ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı ve benzer nitelikte olduğunu ileri sürerek …tarafından verilen 21.2.2014 tarih 2014-M-3166 sayılı kararın iptaline markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkil kurum tarafından verilen kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …. vekili, müvekkilinin 1966 yılından beri faaliyet gösteren bir firma olduğunu, müvekkili adına 42. sınıfta tescilli 190357, 9 ve 42. sınıflarda tescilli 2008/70108, 2011/23721 sayılı “…” ibareli markaların bulunduğunu, müvekkilinin başvurusuna konu markanın 2011/23721 sayılı markanın 16, 35 ve 41. sınıflar yönünden tesciline yönelik olduğunu, başvuruya konu marka ile redde mesnet markalar arasında iltibasa mahal verecek düzeyde benzerlik bulunmadığını, marka başvurusuna konu ibarenin müvekkilinin ticaret unvanının esas unsurunu teşkil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; somut olayda başvuruya konu markanın standart harflerle yazılmasına karşın davacının redde mesnet gösterdiği markalarda şekli unsurların da yer aldığı, davacı markasının mağazacılık faaliyetleri yönünden tanınmış olduğu, başvuruya konu markanın peygamber anlamına gelen “… ibaresinin sonuna iyelik eki eklenilmek suretiyle oluştuğu, davacı markalarında yer alan “…” ibaresinin ise bir anlamının bulunmadığı, bu nedenle markalar arasında görsel, sescil ve anlamsal düzeyde farklılıklar olduğu, ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.