Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/6317 E. 2015/22331 K. 11.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6317
KARAR NO : 2015/22331
KARAR TARİHİ : 11.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme ve tehdit
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam,söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Katılan ile sanığın komşu oldukları, sanık ile katılan arasında önceye dayalı sınır anlaşmazlığı bulunduğu, sanığın katılanın balkonunun kuzey tarafında bulunan tel örgüleri bağlantı yerlerinden çıkartmak suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği, ayrıca … ve … isimli tanıkların huzurunda, çit tellerini kendisinin kestiğini beyan ettiği ve katılana hitaben ” Yine tel örgü yaparsanız, yine keseceğim” şeklinde tehditte bulunduğu somut olayda;
Mahallinde mahkeme heyetince yapılan keşif sonucu düzenlenen inşaat ve fen bilirkişilerinin ortaklaşa düzenlediği raporda ve fen bilirkişisinin düzenlendiği ek raporda; suça konu tel örgünün özel mülkiyete konu olmayıp parsel maliklerinin ortak kullanım alanında olduğunun belirtildiği, TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun maddi unsurunun ise başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması, kullanılamz hale getirilmesi veya kirletilmesi biçimdeki seçimlik hareketlerden birinin gerçekleştirilmesi olduğu, bu nedenle sanığın eyleminin mala zarar verme suçunu da oluşturmayacağı ayrıca mülkiyeti konusuda hukuki uyuşmazlık bulunan tel örgülerle ilgili olarak sanık tarafından sarfedilen sözler nedeniyle tehdit suçunun yasal unsurların oluşmadığı anlaşılmış olup sanık hakkında her iki suç nedeniyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.