Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9415 E. 2015/22324 K. 11.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9415
KARAR NO : 2015/22324
KARAR TARİHİ : 11.03.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur.Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Somut olayda; katılan …ve sanığın önceden birbirlerini tanıyıp karşılıklı olarak birbirlerinden aldıkları kendilere ait çekleri piyasada teminat amacı ile kullandıkları, bu kapsamda sanığın katılan …’den aldığı .. şubesine ait 5000 TL ve 3750 TL bedelli iki adet çeki teminat olarak katılan bankaya vererek kredi kullandığı, ilerleyen dönemde bankaya borcunu ödeyen sanığın kredi kullanırken vermiş olduğu soruşturma konusu iki adet çeki bankadan geri aldığı, bir süre sonra tekrar nakit arayışına giren sanığın bu defa önceden bankadan geri aldığı soruşturma konusu iki çek üzerinde keşide tarihini değiştirip katılan …’in imzasını taklit edip paraflayarak krediyi alabilmek amacıyla soruşturma konusu çekleri teminat olarak katılan bankaya vererek yeniden kredi kullandığı, sanığın kullandığı krediyi ödemediği, ayrıca sanığın katılan …’den almış olduğu 5000 TL bedelli çek üzerindeki keşide tarihi ve bedel üzerinde tahrifat yaparak çeki 6000 TL olarak değiştirip tanık …’a verdiği, sanığın bu suretle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia olunan olayda; suça konu çekler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ve mahkemece yapılan incelemede söz konu çekler üzerinde tarih ve bedel üzerinde yapılan değişiklerin iğfal kabiliyetine haiz olmadığı, sanığın kredi alabilmek için banka şubesine ibraz ettiği çeklerin iğfal kabiliyetlerinin bulunmaması sebebiyle nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşması gereken hile unsurunun oluşmadığı, ayrıca krediyi tahsis eden kurumun kredi vereceği kişinin ödeme gücü bulunup bulunmadığı, başkaca teminatı olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunduğu, bu yükümlülük çerçevesinde ekonomik ve sosyal durumu araştırılarak kredi tahsisinin uygun olup olmadığının değerlendirilebileceği, ancak bu araştırma yapılmaksızın sadece iğfal kabiliyeti bulunmayan çekler teminat olarak kabul edilip kredinin verildiği, bu nedenlerle de haksız bir menfaatin temin edilmesinin söz konusu olamayacağı gerekçeleriyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının unsurlarının oluşmadığına yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 11.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.