YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17710
KARAR NO : 2015/3716
KARAR TARİHİ : 18.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/06/2014 tarih ve 2014/319-2014/480 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/07/2007 tarihine kadar hissedarı olduğu davalı şirkete ait hastanede uzman doktor olarak çalıştığını, 01/01/2006 tarihinden itibaren hak edişlerinin ödenmediğini, alacağın tahsili için Yalova İcra Müdürlüğü’nün 2007/4058 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı şirketin borca itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin geçmişteki yönetim kurulu başkanı ve murahhas azası olduğunu, davacının 03/03/2007 tarihinde şirkette meydana gelen yönetim değişikliği neticesinde yönetim kurulu üyeliği son bulana dek şirket hastanesinde hekimlik yaptığını, davacının şirketten çektiği paralara nazaran alacaklı değil borçlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davacı yönetici olsa dahi şirkette ayrıca hizmet sözleşmesi kapsamında iş yaptığından, yani somut olayda doktor olarak hizmet gördüğünden, hakedişin talep edilmesinin mümkün bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 28.963,87 TL üzerinden devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket ortağı ve yönetim kurulu başkanı olan davacının şirketle yaptığı 01/10/2005 tarihli Tıbbi Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporları nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de davacının şirket yönetiminden ayrılmasından sonra alınan özel denetçi raporunda yeni yönetimin kasa sorumlusundan tutanakla teslim aldığı tutarın 10.900,00 TL olduğu, ancak kayıtlarda yer alan kasa mevcudunun 239.114,92 TL olduğu bildirilmiş, şirket defterlerindeki usulsüzlükler belirlenerek, şirket tarafından kasadan yapılan bazı ödemeler için para makbuzu adı altında ödeme makbuzları düzenlendiği ancak bunların kanuni defter kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiş; geçmiş dönem yönetim kurulu başkanı davacı …’a gösterilen makbuzlarla değişik tarihlerde ödemelerin yapıldığının ancak kayıtlarda yer almadığının
anlaşıldığı ifade edilmiştir. Bu suretle; uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, özel denetçi raporundaki tespitler, dosya içerisinde yer alan davacıya yapılan tahsilat makbuzları da nazara alınıp değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde davacının alacağının tespit edilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca, temyiz dilekçesinde taraflar arasında sulh anlaşmasının bulunduğu buna göre de çekişmenin sona erdiği bildirildiğinden, taraflar arasında düzenlenen bir sulh sözleşmesi varsa bunun ibraz edilip değerlendirilmesiyle karar verilmesi gerektiğinden, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.