YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9360
KARAR NO : 2015/15218
KARAR TARİHİ : 02.06.2015
MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 25.09.2014 tarih ve 2014/16558-22519 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde; örnek … numaralı ödeme emri borçluya 09.04.2010 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu 03.07.2012 tarihinde icra mahkemesine başvurusunda takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek icranın geri bırakılmasını talep ettiği, mahkemece bonoya dayalı alacakta zamanaşımının gerçekleşmediği gerekçesi ile istemin istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan, olayda bononun tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nun 690. maddesi göndermesi ile aynı Kanunun 661, 662 ve 663. maddelerinin tatbiki gerekir. TTK’nun 661/1. maddesi gereğince poliçeyi kabul eden muhataba (bonoyu düzenleyen keşideciye) karşı başlatılacak takiplerde zamanaşımı süresi, vadeden itibaren 3 yıldır, aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise hamilin cirantayı takip etmesi halinde zamanaşımı süresi 1 yıldır. Borçlar Kanunu’nun 133. maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan TTK’nun 662. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler “dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi” şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır. Öte yandan, alacaklı tarafından takibin devamını sağlamaya yönelik olarak yapılan icra takip işlemleri de zamanaşımını keser. Ne var ki TTK’nun 663. maddesi uyarınca zamanaşımını kesen işlem kimin hakkında yapılmışsa, ancak ona karşı hüküm ifade eder ve zamanaşımının kesilmesi ile kesildiği tarihten itibaren yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlar.
Somut olayda icra takip dosyasının incelenmesinde, takip dayanağı bonoyu ciro yolu ile elinde bulunduran alacaklının, şikayetçi ciranta hakkında takibin kesinleşmesinden sonra devam eden takip işlemleri sırasında, 13.06.2011 tarihinde borçlu adresinde haciz talep etmesinden sonra 15.06.2012 tarihinde şikayetçi borçlu adına kayıtlı taşınmazların haczini talep ettiği görülmektedir.
Her ne kadar yerel mahkeme kararının temyiz incelemesi sonunda, Dairemizin 25.09.2014 tarih ve 2014/16558 E., 2014/22519 K. sayılı ile ‘17.06.2011 ile 15.06.2012 tarihleri arasında zamanaşımının dolmadığının anlaşıldığı’ belirtilerek yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş ise de, 17.06.2011 tarihinde … Şubesine … haciz ihbarnamesi gönderilmesine ilişkin talep ve işlemin … İcra Müdürlüğü’nün … E. sayılı takip dosyası ile ilgili olduğu, ve bu işleme ilişkin haciz ihbarnamesinin sehven iş bu takip dosyası içerisine karıştığı anlaşılmıştır.
Bu durumda icra takip dosyasında, 13.06.2011 tarihinden 15.06.2012 tarihine kadar şikayetçi borçlu yönünden zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadığından mahkemece istemin kabulü ile İİK’nun 71/son maddesi göndermesiyle aynı Kanunun 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.09.2014 tarih ve 2014/16558 E., 2014/22519 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 06.02.2014 tarih ve 2013/682 E., 2014/59 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 02.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.