YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17781
KARAR NO : 2015/19942
KARAR TARİHİ : 07.09.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda müvekkiline yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, apartman yöneticisi tarafından dahi tanınmayan birine haber verildiğini iddia ederek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 21.07.2014 tarihi olarak düzeltilmesini istediği, mahkemece borçlunun bilinen son adresine tebligat yapılmadan doğrudan mernis kaydında bulunan adresine tebligat çıkartıldığı gibi çıkartılan tebligata mernis şerhinin düşülmediği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Borçlu adına çıkarılan ödeme emri tebligat evrakının incelenmesinde, “adresi kapalı olması sebebi en yakın komşusuna soruldu, çarşıda demesi üzerine tebliğ imkansızlığı sebebiyle tebliğ evrakı mahalle muhtarına teslim edildi ve 2 nolu haber formülü düzenlenerek muhatabın kapısına yapıştırıldı ayrıca komşusu … haberdar edildi ve imzadan imatina etmiştir” şerhiyle 03.07.2013 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
11.01.2011 tarihinde 6099 sayılı kanunun 3.maddesiyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10.maddesine eklenen 2.fıkraya göre ; ”Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü uyarınca borçluya önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya “mernis adresi” şerhi ile 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesine göre tebligat çıkartılamayacağı düzenlenmiştir.
Öte yandan muhatabın adreste bulunmaması halini düzenleyen Tebligat Yönetmeliği’nin 30.maddesinin birinci fıkrasında; “Muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir” hükmü yer almaktadır.
Mahkemece, borçlunun bilinen son adresine tebligat yapılmadan doğrudan mernis kaydında bulunan adresine tebligat çıkartıldığı gibi çıkartılan tebligata mernis şerhinin düşülmediği gerekçesiyle tebligatın usulsüz olduğuna karar verilmiş ise de tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesine göre yapılmadığı, şeklen Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesi ile Yönetmeliğin 30. maddesine uygun olduğu görülmektedir.
Borçlu vekili, şikayetinde haber verilen komşunun apartman yöneticisi tarafından dahi tanınmadığını ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece, adı geçene tanık bildirme ve iddiasını ispatlama imkanı verilmek ve gerektiğinde zabıta araştırması yapılmak suretiyle tebliğ işleminin yapıldığı tarihte, tebligat yapılan adreste borçlunun … isimli bir komşusunun oturup oturmadığı belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.