YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18608
KARAR NO : 2015/3572
KARAR TARİHİ : 16.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/05/2014 tarih ve 2013/98-2014/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigorta şirketince müvekkiline ödenmesi gereken hasar sigorta tazminatının davalı vasıtasıyla müvekkiline havale edildiğini, ancak bu miktarın müvekkilinin murisinin kefili olduğu kişiler ile müvekkilinin kredi borçlarına mahsup edildiği gerekçesiyle müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin aleyhine başlatılmış bir icra takibi olmadığı gibi murisi ile arasındaki mirasçılık ilişkisinin de tespit edilmediğini, müvekkilinin Tarımsal Kooperatif borcun yapılandırması için müracaat ettiğini, davalının işleminin yersiz bulunduğunu ileri sürerek, 34.760.00 TL’nin paranın hesaba yatırılma tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ….. vekili, davacıya kredinin Tarım Bakanlığı’nca sağlandığını, gelen paranın da Tarım İl Müdürlüğü hesabına aktarıldığını, anılan Bakanlığın davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının tüm borçlarının muaccel hale geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığa konu paranın davalı ile dava dışı Tarım Bakanlığı arasındaki protokol uyarınca bakanlık hesabına aktarıldığı, davalının kredi kullanımında aracı olduğu, el koyma işleminin davacı ile dava dışı bakanlık arasındaki borç ilişkisinden kaynaklandığı, davalıya husumet düşmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.02.2010 tarih, 2008/10767-1702 Esas ve Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı … aleyhine açılan dava eldeki davayla birleştirilmiştir.
Birleşen dava davalısı … vekili, müvekkili ile diğer davalı Banka arasında imzalanan protokol uyarınca yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını ve işlemi davalı Banka’nın yapmış olması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı ve murisinin talepleri uygun bulunmadığından kredi borçlarının
yapılandırılmadığını, bu nedenle muaccel hale gelen kredilerle ilgili işlemlerin başlatılması için davalı Bankanın talimatlandırıldığını, tahsilatların usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; somut olayda dava dışı sigorta şirketi tarafından davacı adına davalı bankaya havale edilen sigorta hasar tazminatının kooperatif kredi borcu nedeniyle davacının rızası ve bilgisi haricinde davalı banka tarafından birleşen davanın davalısının hesabına aktarıldığı, davacının ve murisinin kefil olduğu, ortaklarca kullanılan kredi borçlarının muaccel hale geldiği, 9.10.2006 tarihli … Teşkilatlandırma ve Destekleme Genel Müdürlüğü’nün yazısında muaccel hale gelmiş borçların icra takibi yapılarak tahsil edileceğinin bildirildiği, davalı hesabına yatan paranın mahkeme kararı veya kesinleşmiş icra takibi olmaksızın davalı idareye aktarılamayacağı gerekçesiyle 34.760,00 TL’nin 24.6.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, her iki davalı vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.349,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Banka’dan alınmasına, temyiz eden davalı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 16/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.