YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9735
KARAR NO : 2015/22241
KARAR TARİHİ : 10.03.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’ın 2001 yılında… ili … ilçesi …Caddesinde … ve Pet. Ürn. Ltd. Şti. adına bir şirket kurarak deri işlerinde faaliyet gösterdiği, sanık ….ın şirketin muhasebe işlemlerini sanık …’ın abisi…’a yaptırdığı, sanık …’ın 2003 yılında.. ilçesini terkederek Kazakistan’a gittiği, şirketin işlerini takip etmesi için … Noterliğince düzenlenen 17.02.2003 tarihli vekaletname ile … ve …’ı vekil tayin ettiği, sanık …’ın şirketi ile ilgili işleri bu vekaletname uyarınca sanık …’ın takip ettiği, sanık ….ın, sanık … tarafından verilen vekaletname uyarınca …Müdürlüğü’ne müracaat ederek e-bildirge şifresi aldığı, daha sonra söz konusu şirketin 2003 yılı sonu ve 2004 yılı ve devamında hiçbir faaliyeti olmadığı halde şirkette gerçekte bir çalışmaları olmayan …, …, … ve … hakkında e-işe giriş bildirgesi düzenleyip sosyal güvenlik kurumuna göndermek suretiyle sanıkları sigortalı yaptığı, ancak hiçbirisinin sigorta primini sosyal güvenlik kurumuna yatırmadığı, adı geçenlerin, sanık … tarafından düzenlenen işyeri belgesi ve vizite kağıtları uyarınca kendileri ile eş ve çocukları adına sağlık karneleri almak suretiyle kullanmaya başladıkları, 2004-2006 yılları içerisinde sanık …’dan almış oldukları vizite kağıtları ile sağlık karnelerini kullanmak suretiyle kendileri, eş ve çocuklarının tedavi ve masraflarının …. tarafından karşılanmasını sağladıkları bu suretle sanıklar … ve ..’in kurumu dolandırdıkları iddia olunan somut olayda; sanığın … ilçesinde kurmuş olduğu .. Ltd Şti yönünden muhasebe işlerini yapan … ile kardeşi olan sanık …’a vekaletname verdiği, sanık …’ın, sanık …’ın 2003 yılında yurtdışına gitmesinden sonra şirket işlerini takip etmediği gibi, sanık …’tan almış olduğu vekaletname ile sosyal sigortalar kurumuna müracaat ederek e-bildirge şifresi aldığı ve şirkette çalışmayan diğer sanıkları e-bildirge şifresi kullanarak kuruma işyerinde çalıştırdıklarına dair beyanda bulunmak suretiyle sigortalı yaptığı, bu işlemler için diğer sanıklardan aylık 100 TL para aldığı, sanık …’ın yurtdışında bulunması nedeniyle şirkette gerçekte çalışmayan kişilerin sigortalı yapılmasını bildiğine dair bir delil bulunmadığı gibi, şirkette sigortalı gösterilen …, …, … ve ….in sanık …’ı tanımadıklarını, kendilerini sanık …’ın sigortalı yaptığı ve bu iş için kendilerinden para aldığını beyan ettikleri, bu kapsamda sanık …’ın, sanık … tarafından kişileri… kurumuna bildirilerek gerçekte çalışmadıkları halde sigortalı yapılmasını bildiğine ve bu işten bir menfaat temin ettiğine dair cezalandırılması için dosyaya yansıyan her türlü şüpheden uzak, yeterli, inandırıcı ve kesin bir delil elde edilmediği oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık İzzettin’in beraatine sanık …’ın ise mahkumiyetine dair mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık Ayhan müdafi ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.