Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/2235 E. 2015/12121 K. 04.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2235
KARAR NO : 2015/12121
KARAR TARİHİ : 04.05.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi, kendisine İİK.’nun 89.maddesine göre gönderilen birinci haciz ihbarnamesi tebligatının usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan ”13.05.2013” olarak düzeltilmesi isteğiyle şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurmuştur.
Bilindiği üzere, Tebligat Kanunu’nun 10/1. maddesinde ”Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise; ”Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” Tebligat Kanunu’nun 21/2.maddesinde de; ”Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; şikayetçi … adına ”….” adresine çıkarılan 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ evrakı üzerine ”Yukarıda yazılı adres, muhatabın Kayıt Sistemindeki Adresidir. …. Göre Yapılacaktır.” ibaresinin yazıldığı ve dağıtıcı tarafından ”muhatap taşınmış olup merciin isteği üzerine; Gösterilen adres muhatabın Adres Kayıt Sistemindeki adresi olup, tebliğ imkansızlığı nedeniyle tebligat …… madde gereğince Kurtuluş mahallesi muhtarı…’a 25.06.2012 tarihinde tebliğ edilmiş ve 2 no’lu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılarak adreste, en yakın komşu ,kapıcı veya yönetici haber verilmiştir.” kaydı ile tebliğ işleminin tamamlandığı görülmektedir.

Bu durumda, şikayetçinin bilinen adresine T.K.’nun 10/1.maddesi uyarınca normal tebligat çıkarılarak 89/1 haciz ihbarnamesinin şikayetçiye tebliğ edilmesi, bilinen adrese çıkarılacak tebligatın bila tebliğ dönmesi halinde ise aynı Kanun’un 10/2.maddesi yollamasıyla T.K.’nun 21/2.maddesine uygun olarak tebligat çıkarılması gerektiği halde; açıklanan ilke ve kurallara aykırı olarak T.K.’nun 10/2.maddesi gözardı edilmek suretiyle şikayetçi adına önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya T.K.’nun 21/2.maddesine göre gönderilen şikayete konu tebligatın usulüne uygun yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Öte yandan, usule aykırı tebliğin hükmü; 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 53.maddelerinde düzenlenmiş olup, sözü edilen maddelerde, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece, 89/1 haciz ihbarnamesi tebligatının usulsüz olduğuna yönelik şikayetin kabulü ile şikayetçinin usulsüz tebligattan haberdar olduğunu beyan ettiği ”13.05.2013” tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.