YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4430
KARAR NO : 2015/12188
KARAR TARİHİ : 18.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/06/2014 tarih ve 2012/524-2014/397 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin …’den aldığı gidiş-dönüş bileti ile birinci sınıf yolcu olarak 23/04/2012 tarihli … uçuşu ile seyahat ettiğini, 29/04/2012 tarihinde de aynı yolla …’ya döndüğü, ancak 23/04/2012 tarihinde …’na indiğinde bavullarının kayıp olduğunun anlaşıldığını, kayıp ihbarını yaptığı, fakat seyahat süresi olan 5 gün içerisinde bavullarının bulunamadığı, ülkeye dönüş için 29/04/2012 tarihinde gittiği …’nda teslim edilebildiği, müvekkilinin 5 gün için gittiği, yabancı bir ülkede alınmış randevuları ve yapacağı görüşmeler ile katılacağı toplantı ve etkinlikler varken seyahat için gerekli olan tüm malzemeleri bulunmaksızın ortada kaldığı, bu nedenle asgari düzeyde alışveriş yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek zorunlu harcamalara ilişkin zararı 505,20 USD’nin davalı kuruma başvuru tarihi olan 25/05/2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle, ayrıca 2.000,00 TL manevi tazminatın da aynı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu uluslararası taşıma esnasında gerçekleştiği için olaya 26/03/2011 tarihinde yürürlüğe giren uluslararası taşımacılığa ilişkin Montreal Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının bagajının başka bir yolcu tarafından alınmış olduğunun tespit edildiği, müvekkilinin üçüncü kişinin hareketinden sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle zararı tazmin yükümlülüğü olmadığı savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kayıp ihbarının süresinde yapıldığı, uluslararası sözleşmelere göre taşıyıcı hava taşınmasındaki yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumlu olacağı, maddi zararın bilirkişi incelemesine göre bagajın teslim edilmemesi nedeniyle 369,50 USD olarak hesaplandığı ve Varşova Konvansiyonu’nun her bir yolcu için tespit edilen üst limitin altında olduğu, ancak bagajın kayıp olmasında davalı tarafın eyleminin davacının kişilik haklarına saldırı olarak nitelenemeyeceğinden, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 369,50 USD’ nin yasal faiz oranını geçmemek
üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği Devlet Bankalarının USD cinsinden yabancı paraya uyguladığı 1 yıllık mevduat faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ana para ve faize ilişkin fazla talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, manevi tazminata hükmedilmemesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı uçak seyahati sonrasında bavulunun bulunamaması nedeniyle yurtdışında kaldığı süre zarfında bavulunun akıbetini öğrenebilmek için …’ye birçok kez telefon ettiğini beyan etmiş ve buna ilişkin otel faturasını ibraz etmiş olup, davacının beyanı hayatın olağan akışına da uygun olduğundan, mahkemece davacının yurtışında iken gerçekleştirdiği bu telefon görüşmeleri için makul bir tutara hükmetmek gerekirken bu talebin reddi doğru olmadığı gibi; sunduğu faturalardan her bir zorunlu giysiden birer adet aldığı ve yurtdışında kaldığı süre zarfında başkaca giysi de almadığı anlaşıldığına göre, bu sürede söz konusu giysilerin olağan şartlarda kaç kez temizlenmesi gerekiyor ise bunun da tespit edilip temizleme gideri olarak tazminat tutarına eklenmesi gerekirken bu talebin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.