Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/382 E. 2015/2130 K. 04.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/382
KARAR NO : 2015/2130
KARAR TARİHİ : 04.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’in, sanık …’nın internet üzerinden hasarlı araç alıp sattığından bahisle onunla birlikte tanık …’nın dükkanında internet üzerinden bedelini ödeyerek bir araç satın aldığı, aracı tamir için sanığa teslim ettiği, ancak sanığın, tamir işlemleri bitmesine rağmen aracı iade etmediği, bu araç yerine başka bir aracı katılana verdiği, verdiği ikinci aracın da satış bedeli ödenmediği için gerçek sahibi tarafından katılanın elinden alındığı, bunun üzerine sanığın, katılana 6 adet toplam 6.640 TL’lik sened tanzim edip verdiği somut olayda;
Sanık hakkında… Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 13/06/2007 tarih ve 2006/1051, Esas 2007/512 Karar sayılı mahkumiyet ilamı, sanığa atılı eylemin hukuki ihtilaf olduğundan bahisle Dairemizin 02.04.2013 tarih ve 2011/22187 Esas, 2013/5997 Karar sayılı kararıyla beraat kararı verilmesi gerektiği yönünde bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemenin bu bozma kararına uyduğunu belirtmesi karşısında çelişkiye düşerek beraat kararı yerine yeniden mahkumiyet kararı vermesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.02.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.