Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/5414 E. 2015/12206 K. 18.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5414
KARAR NO : 2015/12206
KARAR TARİHİ : 18.11.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/12/2014 tarih ve 2014/1422-2014/433 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin acenteliğini yürütmekte olduğunu, yapacağı her türlü acentelik faaliyetlerinden dolayı müvekkilinin muteber ve kati delil teşkil eden defter ve kayıtlarından doğan ve doğacak bilumum borçlarının ve yükümlülüklerinin tamamından sorumlu olduğunu, davalıların söz konusu acentelik sözleşmesinin eki olan … Noterliği’nin 09/09/2008 tarih, … yevmiye numaralı Garanti Sözleşmesi uyarınca, acentenin doğacak tüm borçlarına garantör olduklarını ve acentelik faaliyetlerinden doğacak borç ve yükümlülüklerden sorumlu olacaklarını kabul ve imza ettiklerini, davalı …’ın hesaplarının incelenmesi neticesinde müvekkili şirkete olan borcunun 18/08/2011 tarihi itibariyle 5.735,18 TL olduğunun tespit edildiğini, acenteye borcunu ödemesi için ihtarname keşide edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 15/11/2011 tarihi itibariyle 5.820,73 TL alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davacı şirket tarafından 5.820 TL için işbu dava açılmış ise de, davacı şirkete müvekkili acentenin böyle bir borcu olmadığını, zira acentenin tahsil ettiği ancak şirkete ödemediği prim borcundan sorumlu olup, tahsil edilmeyen primler nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını, ortada dava dışı acentenin doğmuş bulunan borçlarından dolayı davalıların sorumlu tutulmalarını gerektirir geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadığını ve müvekkilerinin sorumluluğunun da bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı … ile ilgili davanın kabulüne, 250. TL’nin davalı …’dan dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece 2011/447 E. 2013/166 K. sayılı ilk kararda, davalı …- … hakkında davanın kabulüne, davalı … yönünden ise davanın tümden reddine karar verilmiş, Dairemizin 2014/638 Esas 2014/ 8141 Karar sayılı ilamı ile davalı …- … hakkında verilen hükme ilişkin temyiz istemi reddedilmiş, davalı … yönünden ise bu davalının
kefalet limiti olan 250 TL’den sorumlu olduğu belirtilerek, davalı aleyhine hüküm bozulmuş; temyiz aşamasında da davalı …- ….’nin dava konusu borcun tamamını ödediği savunulmuştur.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı …- … . hakkında verilen hüküm kesinleştiğinden, bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulması, anılan bu davalı tarafından borcun tamamının ödendiği savunması üzerinde durularak, ödemenin gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve davalı …’ın sorumlu olduğu bir borç miktarının kalıp kalmadığı hususunun araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. …’ın kefalet limiti kadar borçlu olduğu sonucuna varılması halinde davalı …’dan da diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilen 5.820,73 TL’nin, 250 TL’lik kısmı yönünden ”tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı …’dan tahsiline”, kalan 4.570,73 TL yönünden davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmesi, reddedilen bu miktar üzerinden davalı … yararına vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 18/112015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.