YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7932
KARAR NO : 2015/10114
KARAR TARİHİ : 09.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, … adlı internet sitesinde satılık oto teybi ilanı verdiği ve ilanında gösterdiği irtibat numarasının şikayetçi tarafından arandığı, sanığın, şikayetçi ile yaptığı telefon görüşmesinde; ilanda belirttiği teybi satma konusunda sözde pazarlık yaparak anlaştıktan sonra, kaparo bahanesiyle 100 TL para istediği, şikayetçinin, banka havalesi yoluyla sanığın hesabına 100 TL para gönderdiği, sanığın, 100 TL parayı bankadan çekmesine rağmen bir daha katılan ile görüşmeyerek haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda;
“…” adlı internet sitesinde oto teybi satışı için ilan veren sanığın, ilanı internet üzerinden görerek kendisini arayan şikayetçi ile iletişime geçerek, kaparo adı altında 100 TL parayı banka aracılığı ile kendisine göndermesini sağlaması, daha sonra da telefonunu kapatarak katılan ile olan irtibatını kesmesi şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin, Yargıtay Caza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 02.04.2013 tarih ve 15-1293/111 sayılı kararında belirtildiği üzere TCK’nın 158/1-f, son maddesindeki suçu oluşturabileceği bu suça ilişkin davaya bakma, delilleri takdir etme ve tartışmasının üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesinin görevine gireceği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 09.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.