Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/12852 E. 2015/19043 K. 03.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12852
KARAR NO : 2015/19043
KARAR TARİHİ : 03.07.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu aleyhine verilen tedbir nafakasına ilişkin ara kararına dayalı olarak başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte, borçlu tarafından, boşanma davasının kesinleştiği ve yoksulluk nafakası yönünden kararın bozulduğundan bahisle, maaşından alacaklı lehine yapılan kesintinin iptal edilerek lehlerine takdir edilen vekalet ücretinin mahsubu talebi ile icra müdürlüğüne başvurulduğu, taleplerinin reddedildiği, bunun üzerine icra müdürlüğü işleminin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
Boşanma davası sırasında verilen tedbir nafakası, boşanma kararının kesinleşmesi ile sona erer. Kesinleşmeden sonra mahkemece hükmedilmişse, yoksulluk nafakası istenebilir. Öte yandan İİK’nun 40. maddesi uyarınca ilamın bozulması ile takip olduğu yerde durur.
Somut olayda,… Aile Mahkemesi’nin 2012/882 Esas sayılı boşanma davası nedeniyle tesis edilen 22.01.2013 tarihli tensip tutanağının (7) nolu ara kararı ile borçlu aleyhine müşterek çocuk için 150 TL, eş için ise 200 TL tedbir nafakasına karar verildiği, söz konusu ara kararının nafaka alacaklıları tarafından 06.02.2013 tarihinde ilamsız takibe konulduğu, boşanma davasının 12.09.2013 tarihinde karara bağlandığı, tarafların boşanmasına ve kararın (B) nolu bendinde 200 TL iştirak, 200 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 09.09.2014 tarih ve 2014/207 E. 2014/16817 K. sayılı ilamı ile anılan kararın yoksulluk nafakası yönünden bozulduğu, boşanma yönünden ise kararın 05.12.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda boşanma ilamının kesinleştiği tarihten nafaka hükmünün bozulduğu 09.09.2014 tarihine kadar yoksulluk nafakası istenilmesi mümkün olup, bu tarihten sonra İİK’nun 40. maddesi uyarınca nafaka talep edilmesi artık mümkün değildir.
Öte yandan borçlunun ilamdan kaynaklanan alacağının takas ve mahsubunu istemesinde de yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda şikayet hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.