YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17615
KARAR NO : 2015/22730
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 05/03/2015 tarih, 2014/34629 E. – 2015/4867 K. sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi tarafından 03.06.2014 tarihinde yapılan gemi ihalesinin feshinin talep edildiği, istemin reddine ve şikayetçi aleyhine verilen %10 para cezasına ilişkin mahkeme kararının Dairemizce onandığı görülmektedir.
İİK’nun 136. maddesi ve TTK’nun 1383. maddesi uyarınca sicile kayıtlı gemilerin satışı, İİK’nun taşınmaz satışına ilişkin hükümlerine göre yapılır.
Buna göre de İİK’nun 134/2. maddesi uyarınca “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler” şeklinde ihalenin feshini talep edebilecek kişiler düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun 136. maddesine göre tapu sicilinden gemi sicili anlaşılacağı için tapu sicilindeki ilgili kavramından da gemi sicilindeki ilgililerin anlaşılması gerekecektir. Gemi sicilindeki ilgililer ise lehine şerh verilenlerdir.
Somut olayda gemi sicilinde şikayetçi lehine ihtiyati haciz şerhi mevcut ise de; bu haczin 25.04.2012 tarihli mahkeme kararı ile kaldırıldığı ileri sürülmüştür.
O halde mahkemece, ihale tarihi itibariyle ihtiyati haczin geçerliliğini sürdürüp sürdürmediği, TTK’nun 1376 ve İİK’nun 264. maddeleri birlikte değerlendirilmek suretiyle belirlenip buna göre şikayetçinin ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olup olmadığı değerlendirildikten sonra, şikayetin esası hakkında karar verilmesi; aksi halde aktif husumet yokluğundan şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşılmakla, şikayetçinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05/03/2015 tarih, 2014/34629 E. – 2015/4867 K. sayılı onama ilâmının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre şikayetçinin sair karar düzeltme itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 01.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.