Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/2083 E. 2015/7329 K. 29.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2083
KARAR NO : 2015/7329
KARAR TARİHİ : 29.05.2015

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/11/2014 tarih ve 2012/296-2014/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2001 yılında faaliyete başladığını, üniversiteye hazırlık ve okula yardımcı kitapların yayımlanması yanında … adıyla üniversiteye hazırlıkta özel eğitim verdiğini, 2004 yılında ise “… ” ibareli markasının … marka numarası ile tescil edildiğini, müvekkili markasının hizmet ve ürün kalitesiyle haklı bir üne kavuşarak bilinen ve aranan bir marka olduğunu, müvekkili şirketin bu markayı işyerlerinde, reklam panolarında ve bastırdığı broşür ve kitaplarda kullandığını, davalı tarafın “…” ibaresini dersanesinin isminde kullandığının tespit edildiğini, ayrıca davalı tarafın müvekkiline ait … markası ile “…” ve müvekkiline ait yayınları broşürlerinde, kartvizitlerinde kullanarak haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının müvekkiline ait tescilli markasına vaki tecavüzün önlenmesine, tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına karar verilmesini, verilen kararın ilanı ile şimdilik 556 sayılı KHK 66/A maddesi gereğince 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. 27.10.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 73.702,20 TL olarak artırmıştır.
Davalı, davacı şirketle hiçbir ilişkilerinin olmadığını,…. olarak hizmet verdiklerini, davacı markasını kullanmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yazım ve telaffuz bakımından davacı markası ile davalı ibaresi arasında yüksek derecede benzerlik bulunduğu, davacı markasının esas unsurunu oluşturan “…” ibaresinin davalı tarafından kullanımı hitap ettiği tüketici kitlesi tarafından taraflar arasında bir irtibatın olduğu veya şubesi olduğu izlenimini yaratabileceği, davalının davacı şirketin yayınlarından ve dersanesinden haberdar olduğu, bu haliyle davalı eyleminin davacının tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğu ayrıca TTK 54. (Eski TTK 56.) maddesi vd. gereğince haksız rekabet koşullarının oluştuğu, davalının 20/09/2012 tarihinde dershane ve gıda pazarlama işletmelerini birlikte işletmeye başladığı için maddi tazminatın tam olarak belirlenememesi

sebebiyle maddi tazminatın genel hükümlere göre mahkemece takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı eylemlerinin davacı taraf tescilli markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile tecavüzün önlenmesine, davacı taraf tescilli markasının kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.