Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/10559 E. 2015/22702 K. 01.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10559
KARAR NO : 2015/22702
KARAR TARİHİ : 01.10.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başladığı, örnek (10) numaralı ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlunun İİK’nun 168/5. maddesinde öngörülen yasal (5) günlük süresi içerisinde icra mahkemesine başvurarak “Takip dayanağı 13.000,00TL bedelli 18.04.2014 tanzim ve 20.04.2014 vade tarihli senet nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz kararında yer alan şahsına ait olduğu iddia edilen imzanın ve borcun tarafına ait olmadığını” ileri sürerek itirazda bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece dava dilekçesinin HMK’nun 114 ve 119. maddelerine uygun olarak düzenlenmediği, davalının adı soyadı ve adresinin ve talep sonucunun açıkça gösterilmediği, İİK’nun 119/2. maddesine göre verilen 1 haftalık kesin sürede de bu eksikliklerin giderilmediğinden aynı madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvurunun yasal dayanağı İİK’nun 168/4-5. maddeleri olup; adı geçenin yukarıda özetlenen isteği, niteliği itibarı ile imzaya ve borca itirazdan ibarettir. İmzaya ve borca itiraz ise Medeni Usul Hukuku anlamında bir dava olmayıp,takip hukukuna özgü belli koşullar altında icra takibinin durdurulmasına imkan veren yasal başvuru yollarıdır. Bu nedenle, dava dilekçesinin içeriği başlıklı HMK’nun 119. maddesinin imzaya ve borca itirazda uygulama alanı bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, İİK’nun 169/ a- 5. ve 170/3. maddelerinde borca ve imzaya itirazın kabulü kararı ile takibin duracağı hükme bağlandığı gibi, anılan maddelerde itirazın kabulü kararı halinde verilecek kararda yer alması gereken hususlar da açıkça belirtildiğinden borçlunun dilekçesinde talep sonucunu gösterip göstermemesinin bir önemi bulunmamaktadır. Borçlu, dilekçesinde hakkında itirazda bulunduğu takip dosya numarasını doğru olarak bildirdiğine ve mahkemece dosya arasına alınan bu icra takip dosyası içeriğinden mahkemenin borçlunun dilekçesinde eksik olduğunu belirlediği alacaklı ve vekilinin adı, soyadı ve adresleri bulunduğuna göre; sözü edilen bu eksiklikler gerekçe gösterilerek işin esasının incelenmesiz bırakılması doğru değildir.
O halde, mahkemece borçlunun imzaya ve borca itirazının esası incelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.