YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4509
KARAR NO : 2015/12220
KARAR TARİHİ : 18.11.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2014 tarih ve 2012/126-2014/592 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, …’nin sahibi olduğunu, … sahibi olan davalı … ile yaklaşık bir yıldır sırayla … Köyü’ne mobil ilaç verdiklerini, doktor tarafından mobil kaşesi basılmış olan reçetelere başka eczanelerin cevap veremeyeceğini, sıradaki eczanenin elinde ilaç bulunmaz ise reçetenin diğer eczane tarafından karşılanacağını, mobil günlerinde yaklaşık 30-40 adet reçete yazıldığını, bu reçetelere hasta istemediği zaman mobil kaşesi basılmadığını, mobil günlerinde Işıklı Köyü’nde yazılan reçetelerin … Köyü’ndeki kendi eczanesi ile davalı …’ın eczanesi dışında başka bir eczane tarafından karşılanmasının söz konusu olamayacağını ayrıca, mobil reçetelerin ay sonunda … tarafından onaylandığını, kendisinin ay sonunda 100-120 adet reçeteyi onaylatmak için götürmesine rağmen, davalı …’ın birkaç reçete getirdiğini, bazen hiç reçete getirmediğini ayrıca, davalı …’ın eczanesinde ilaç olmadığını, çalıştığı tek deponun da uzun zamandır ilaç getirmediğini öğrendiğini, buna rağmen davalı …’ın mobil günleri dışında da kendisinde ilaç olmadığı halde eşi tarafından … Köyü’nde yazılan reçetelerin toplanıp, ….’deki davalı …’e ait eczaneden temin edilerek reçete sahiplerine dağıttığını tespit ettiğini, bunun da davalının reçetelere mobil kaşesi bastırtmayarak, hastanın bilgisi dışında reçetelerin toplanarak, davalı …’in eczanesinden karşılandığını gösterdiğini, bunun üzerine …’ne durumu bildirdiğini aynı zamanda, suç duyurusunda da bulunduğunu, davalı …’ın prim karşılığında reçeteleri davalı …’in eczanesine kaydırdığını, davalı …’ın olayın fark edilmesi üzerine eczanesini bir gecede kapattığını, TTK’nın 57/10 madde ve fıkrasındaki eylemler haksız rekabet olarak düzenlenmiş olup, davalıların haksız rekabet teşkil eden işbu eylemleri nedeniyle zarar gördüğünü ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ile maddi zararının tazminine esas olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davalıdan 100,00’er TL maddi tazminatın haksız rekabetin başladığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, Aile Hekimliği sistemi uyarınca Mobil Hizmet kapsamında hekimin reçeteye ilacı yazarken hastanın isteğini dikkate alarak reçeteye kaşe bastığını, müvekkilinin ne davacıyı ne de diğer davalıyı tanımadığını, davacının şikayeti sonrasında, diğer davalının ekonomik sıkıntı içerisinde olması, eczanesinde yeterli ilacının olmaması ve ilaç depolarından da ilaç alamaması nedeniyle müşterilerinin başka eczanelere gitmesini engellemek için geçici bir dönem …’deki eczanelerden ilaç temin ettiğini öğrendiğini, diğer davalı ve eşinin müvekkilinin ve merkezdeki diğer eczanelerden temin ettikleri ilaçları …’ndeki müşterilerine intikal ettirdiklerini, müvekkilinin diğer davalı ve eşi ile bir menfaat ilişkisinin bulunmadığını, davacının haksız rekabet iddiasının yerinde olmayıp, yasal unsurlarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Mobil Eczane Protokolü uyarınca, … hizmetinden yararlanıp yararlanmama hususunda takdirin reçete sahibi hasta ya da yakınlarına ait olduğundan eczanelerin müdahale hakkının bulunmadığı, doktor tarafından yazılan reçetenin hasta sahibine verilerek talebi halinde Mobil Eczane sisteminden yararlanmak üzere arkasının “mobil” ibaresi ile kaşelendiği, bu durumda o tarihte sırası olan eczanenin ilacı temin ederek hasta yakınlarına verdiği ancak, bu yönde bir talebi olmadığı takdirde hastanın isterse işbu sisteme bağlı eczanelerden ya da herhangi bir eczaneden ilaç temin etme imkanının bulunduğu, davalı …’ın da Mobil Eczane sistemine göre sırası olan günlerde ilaçları hasta yakınlarının talebi nedeniyle bir kısmını kendi eczanesinden, temin edemediklerini de diğer davalı eczanesinden ya da başkaca eczanelerden alarak hasta sahiplerine ulaştırdığı ve hasta yakınlarına yardımcı olduğu, davalının ekonomik yönden sıkıntıda olması ve hasta yakınlarına yardımcı olmak için bu şekilde ilaç temin ettiği, diğer eczanelerle menfaat ilişkisi içerisinde olduğunun, hasta yakınlarını zorladığının, Mobil Eczane sistemine göre, kendi sırası olmayan zamanlarda … Köyü’ne gidip, davacının sırasına tecavüz ettiğinin de ispatlanamadığı, davalı tarafından ilaçları kendi eczanesi dışında temin edilen hastaların ilaçlarını alamaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, ilaç bedellerinin … tarafından karşılanmadığının, dolayısıyla bir kamu zararının doğduğunun da ispatlanamadığı, olayla ilgili davacı tarafından yapılan suç duyurusu ve bildirimler üzerine takipsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleştiği yine, …’nce yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda da davalının mezkur işlemlerinden dolayı bir kamu zararı doğmadığının, cezalandırmayı gerektiren bir husus olmadığının belirlendiği, davalının …’nca yapılan bu işlemler nedeniyle mesleki yönden uyarıldığı, bunun dışında davalıyı sorumlu hale getirecek herhangi bir cezai ya da disiplin işleminin bulunmadığı, bu kapsamda 6102 sayılı TTK’nın 54 vd. maddelerinde belirtilen “Aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı her türlü davranış ” unsurunun olayda gerçekleşmediği, davalının eylemlerinde davacının iş ürünleri, fiyatları, faaliyetleri ya da ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek ve 55. maddede belirtilen diğer suretlerle haksız rekabette bulunmak unsurlarının gerçekleştiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ile davalı … vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı tarafça davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu iddiası ile açılan davada, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar eczacılık mesleği ile iştigal etmekte olup, uyuşmazlık, bu mesleği icra ettikleri işletmeleri ile ilgili olarak gerçekleştirdikleri faaliyetlerine ilişkindir. 6197 sayılı Eczacılık Yasası’nın 14. maddesinde, işbu maddede belirtilen hususi eczanelerle ecza dolaplarının açılmasına mahallin … tarafından usulü dairesinde müsaade verileceği ve keyfiyetin Vekâlete bildirileceği düzenlenmiştir. Mahkemece uyuşmazlık 6012 sayılı TTK 54 vd. (6762 sayılı TTK 56 vd.) hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek sonuca ulaşılmış ise de, 6098 sayılı TBK 57. (818 sayılı BK’nın 48.) maddeleri uyarınca ticari işlere ait haksız rekabet hakkında TTK hükümleri saklıdır. Bu bakımından, öncelikle tarafların dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 14 vd. (6102 sayılı TTK’nın 11 vd.) maddeleri kapsamında tacir ya da esnaf sayılıp sayılmayacakları belirlenmek suretiyle; uyuşmazlığa 818 sayılı BK’nın 48. veya 6762 sayılı TTK’nın 56 vd. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu tespit edilerek uyuşmazlığın hukuki niteliği saptandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı ile mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ile mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.