Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/13872 E. 2015/13699 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13872
KARAR NO : 2015/13699
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’in 765 sayılı TCK’nın 492/1, 522, 59/2 ve 2253 sayılı Kanun’un 12/2. maddeleri uyarınca 3 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2014 tarih ve 2013/335 esas, 2014/72 karar sayılı kararına karşı, … Bakanlığı’nın 29.06.2015 gün ve 94660652-105-79-9481-2014-13125/42710 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.07.2015 gün ve 2015/247015 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin 07.04.2015 tarih ve 2014/38508 esas, 2015/6418 karar sayılı ilamı ile …. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2014 tarih ve 2013/335 esas, 2014/72 sayılı kararının dava zamanaşımı süresinden sonra verildiğinden bahisle, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağı yönünden dosya iade edilmiş ise de, mahkumiyete konu suçun kanunda öngörülen cezasının nev’i ve süresine göre, 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suçun işlendiği 06.12.2004 tarihi ile hükmün açıklanması kararının kesinleştiği 08.02.2010 tarihi arasında 5 yıl 2 ay 2 gün, ikinci suçun işlendiği 19.08.2012 tarihi ile hükmün açıklandığı 04.03.2014 tarihleri arasında 1 yıl 7 ay 4 gün olmak üzere toplam 6 yıl 9 ay 6 gün geçtiği nazara alındığında, hükmün 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı dolmadan verildiği cihetle, dava zamanaşımı yönünden kanun yararına bozma yoluna başvurulmadığı,
Dosya kapsamına göre; 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4/2. maddesinde yer alan, “Suç tarihinden önce, para cezasına veya tedbire çevrilmiş olsa dahi, hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilmemiş olanlar hakkında, hükmolunan otuz güne kadar (otuz gün dahil) hürriyeti bağlayıcı cezalarla, suç tarihinde 18 yaşını ikmal etmemiş olanların mahkum edildikleri kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar yukarı ki bentlerde yazılı ceza veya tedbirlerden birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği tarih itibarıyla 18 yaşını ikmal etmeyen ve adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Dairemizin 07.04.2015 tarih ve 2014/38508-2015/6418 sayılı ilamında konu edilen 765 sayılı TCK’nın 102/4 maddesinde düzenlenen 5 yıllık olağan zamanaşımının dolduğu hususu olup, Adalet Bakanlığı’nın 29.06.2015 gün ve 2014-13125/42710 sayılı ihbar yazısında 765 sayılı TCK’nın 104/2 maddesinde düzenlenen olağanüstü zamanaşımının dolmadığı belirtilmiştir. Oysa, olağanüstü zamanaşımının dolduğu konusunda Dairemizin bir tespit ve değerlendirme talebi olmamıştır.
17.05.2005 tarih ve 2004/258-2005/129 sayılı mahkumiyet hükmü ile zamanaşımının kesilmesinden sonra işlemeye başlayan zamanaşımının, hükmün Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03.12.2008 tarih ve 2007/16710-2008/23044 sayılı ilamı ile bozulmasından sonra, 15.12.2009 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 08.02.2010 tarihinde durduğu ve bu arada 4 yıl 8 ay 21 gün sürenin geçtiği, ikinci kez suçun işlendiği 19.08.2012 tarihinde tekrar işlemeye başlayan zamanaşımının hükmün açıklandığı 04.03.2014 tarihinde kesildiği ve bu arada da 1 yıl 6 ay 15 gün süre geçtiği dikkate alındığında, toplam 6 yıl 3 ay 6 gün süre geçmiş olup 17.05.2005-04.03.2014 tarihleri arasında 08.02.2010-19.08.2012 arasındaki süre çıkartıldığında 5 yıllık olağan zamanaşımının dolmuş olduğu ve anılan sebebin 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesinde belirtilen “hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiren” nedenlerden biri olduğu dikkate alınarak aynı Kanun’un 310/1. maddesinin verdiği yetkinin kullanılarak re’sen kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağı yönünden bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre inceleme yapılmak üzere Dairemize iadesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 15.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.