Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/20727 E. 2015/22691 K. 01.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20727
KARAR NO : 2015/22691
KARAR TARİHİ : 01.10.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili, satışa esas alınan kıymet takdir raporunun gerçeği yansıtmadığını, kıymet takdirine itirazının 7 günlük sürede keşif masrafı yatırılmadığından reddedildiğini, gerçek değerinin 350.000,00 TL olduğunu, gerekli ücretin yatırılması için 2 hafta süre verildiğini ve aynı sürede keşif ve bilirkişi giderini yatırdıklarını, ek süre verip vermemek konusunda takdir hakkı olan mahkemenin takdir ettiği sürede ödeme yapıldığını ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece, borçlu vekiline 2 haftalık süreye ilişkin tensip tutanağının 30.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 02.10.2014 keşif tarihini geçirerek ve iki haftalık süreyi bekleyerek keşif ücretini yatırdığı, 128/a gereğince yasal sürede gerekli masraf yatırılmadığı, borçlunun taşınmazın değerinin 350.000,00 TL olduğu iddia edildiği, oysa 03.02.2015 tarihinde yapılan 1. açık artırmada rayiç değer olarak bildirilen değerin üzerinde 361.000,00 TL’sına ihale edildiği ve ihalenin feshi isteminde hukuki yararı bulunmadığından bahisle istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK.nun 128/a maddesine göre; “Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren 7 gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler. ” Aynı maddenin son fıkrasına göre kıymet taktirine karşı yapılan şikayet hakkındaki icra mahkemesi kararı kesin olup temyiz edilemez.
Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesince itirazın incelemesiz reddedilmesi halinde, icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Ancak, kıymet taktirine süresinde itiraz etmeyerek yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirine ilişkin hususları ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremezler.
İİK.nun 128/a-1. maddesi son cümlesinde ise ; ” Şikayet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücretin mahkeme veznesine yatırılması halinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir; aksi halde başka bir işleme gerek olmaksızın şikayet kesin olarak reddedilir…” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükmün uygulanabilmesi için borçlunun yatırması gereken miktarın mahkemece belirlenmiş olması gereklidir. Şikayetçi yasada yazılı olan ve gerekli masraf olarak ifade edilen miktar saptanmadan bu masrafı kendiliğinden belirleyip yatıramaz. Zira, hakimin emri olmadan vezneye paranın yatırılması mümkün değildir. Mahkeme heyetinin yasal yolluğunun belli olduğu düşünülse bile, kalan keşif gideri için ne miktar avans yatıracağını şikayetçi bilemez.
6100 Sayılı HMK.’nun ”Harç ve avans ödenmesi” başlıklı 120.maddesinin gerekçesinde ”…her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşışılayacak tutarın avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiştir. Bu avansın yetmemesi durumunda ise tamamlanması için davacıya kesin süre verileceği hususu hüküm altına ..” alındığı belirtilmiştir.
Somut olayda, icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdirine ilişkin 09.07.2014 tarihli bilirkişi raporunun borçlu vekiline 18.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin yasal (7) günlük süre içerisinde mahkemeye müracaat ederek mahcuz taşınmaza raporda tespit edilen 270.000,00 TL değerin düşük olduğu ve gerçek değerinin 350.000,00 TL olduğunu beyanla kıymet takdirine itiraz ettiği görülmektedir. Borçlu vekilinin bu husustaki isteminin, Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/721 Esas ve 2014/1041 karar sayılı 11.11.2014 tarihli kararı ile şikayet tarihinden itibaren (7) gün içinde keşif giderleri yatırılmadığından İİK’nun 128/a maddesi uyarınca başka bir işleme gerek kalmaksızın kesin olarak reddedileceği gerekçesi ile süre yönünden reddedildiği anlaşılmıştır.
Kıymet takdirine itiraz hakkındaki sözkonusu dava dosyasının incelenmesinde; 18.08.2014 tarihli tensip zaptının 7 numaralı bendi gereğince; “Dava konusu taşınmaz üzerinde Re’sen seçilecek inşaat mühendisi, fen bilirkişi ve Mimar bilirkişileri ile mahallinde 02.10.2014 günü saat 14:30’da keşif yapılmasına, 600.000,00 TL bilirkişilerin ücreti ile mahkeme yolluğu ile birlikte yatırılması için davacı vekiline tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre verilmesine…” karar verildiği, itiraz eden borçlu vekiline duruşma gününün 30.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlu vekilinin anılan tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içerisinde 13.10.2014 tarihinde 30900 No’lu makbuz ile 177,50 TL keşif harcını ve yine aynı tarihte 21145 no’lu tahsilat makbuzu ile 600,00 TL bilirkişi ücretini vezneye yatırdığı tespit edilmiştir. Bu durumda, mahkemece ödenmesi istenen ücret ve masraf tensip kararında öngörülen sürede talepte bulunan borçlu tarafça mahkeme veznesine yatırıldığına göre, mahkemece keşif yapılarak borçlunun kıymet takdirine itirazının esası incelenerek bir karar vermek yerine süresinde olmadığından bahisle incelemesiz ret kararı verilmesi doğru değildir. Hal böyle olunca, itiraza uğrayan ve usulünce kesinleştirilmeyen kıymet taktir raporu esas alınarak ihalenin gerçekleştirilmesi usulsüzdür.
O halde mahkemece, fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazların konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek taşınmazın tespit edilecek değerinin, taşınmazın ihalede esas alınan muhammen bedeli olan 270.000,00 TL üzerinde olup olmadığı belirlenerek, belirtilen bu değerin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi; bu muhammen bedelin altında olduğunun tespiti halinde ise zarar unsuru oluşmayacağından ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ve eksik inceleme ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.