Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6923 E. 2015/936 K. 21.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6923
KARAR NO : 2015/936
KARAR TARİHİ : 21.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’un, …’te trafik işlemlerini yaptığı işyerinin bulunduğu, şikayetçi …’nun aracının trafik işlemleri için kendisine 635 TL para ve evraklarını bıraktığı, ancak sanığın söz konusu işlemleri yapmadan işyerini kapatıp ayrıldığı olayda, sanığın şikayetçiye yönelik herhangi bir hileli hareketi bulunmadığında eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Kısa kararda sanığın TCK’nın 157/1, 62, 52, 50, 52/son maddelerinden 6.000 TL adli para cezasına mahkum edildiği, cezasının ertelenmediği, gerekçeli kararda sanığın TCK’nın 152/1-a, 51 maddelerine göre 1 yıl hapis cezası verildiği, cezanın ertelendiği, anlaşılmış olup, kısa kararla, gerekçeli kararın gerekçesi ve hüküm fıkraları arasında çelişki yaratılması
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.