YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14790
KARAR NO : 2015/3669
KARAR TARİHİ : 17.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/12/2012 gün ve 2012/51-2012/631 sayılı kararı bozan Daire’nin 06/06/2014 gün ve 2013/5016-2014/10822 sayılı kararı aleyhinde davacı ve davalı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından olup şirkette ortak olan 4 kardeşin payları daha önce eşit iken sonradan sermaye artırımı yoluyla çoğunluk payının davalı yönetim kurulu başkanı …’a geçtiğini, müvekkilinin paylarında meydana gelen bu değişikliği 2007 yılında kendisine gelen genel kurul daveti ve şirkete girişine izin verilmesi ile öğrendiğini, müvekkilinin askerlik görevini yapmakta olduğu dönemde yapılan 03.06.1984 tarihli genel kurulda sermayenin 19 kat artırılmasına karar verildiğini, ancak müvekkilinin bu toplantıya çağrılmadığını, usulüne uygun toplanılmayan bu genel kurulda hissesinin azaltıldığını, sonraki süreçte yapılan sermaye artırım kararlarının da TTK’da öngörülen usullerde yapılmadığını, anasözleşme değişikliğini gerektiren sermaye artırımına dair genel kurulların çağrı prosedürüne uyulmadığını, yeni paylardan edinme rüçhan hakkının ihlal edildiğini, arttırılan hisselerin çağrıyı yapan yönetim kurulu başkanının elinde toplanmasının sermaye artırımının mali gereklilik olmayıp kötüniyetle yapıldığının göstergesi olduğunu, usulüne uygun yapılmayan sermaye artırımları ile davalı …’ın hisse oranının %99’a çıktığını, yönetim kurulu başkanı olan davalı Mahmut’un çağrı merasimi konusunda yükümlülüklerini kasten yerine getirmediğini, TTK’nın 336/5. maddesi uyarınca müvekkilinin uğradığı zarardan davalı …’ın davalı şirketle birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin zararının hisselerinin azaltılması ve bunu takip eden hiçbir genel kurula çağrılmaması nedeniyle takip eden yıllarda arttığını ileri sürerek, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararlarının yokluğunun tespitini, müvekkilinin hissesine düşen kar payı dağıtımının doğru yapılmaması nedeniyle oluşan zarara karşılık şimdilik 10.000 TL’nın davalı … TTK’nın 336. maddesi gereğince tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davacı ve davalı … vekili karar düzeltme istemine bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalı … vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı ve davalı … vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 17/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.