Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17187 E. 2015/12330 K. 19.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17187
KARAR NO : 2015/12330
KARAR TARİHİ : 19.11.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2011/745-2014/209 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/11/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl davada müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 07.03.2006 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru olarak …’in atanmasına karar verildiğini, tasfiye memurunu görevini gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürerek, tasfiye memurunun azlini, yerine tasfiye memuru atanmasını talep etmiş, birleşen davada ise şirketin 29.01.2012 tarihinde ortaklar kurulunun toplanması için tasfiye memurunun çağrı yaptığını, gündemde yer almayan hususta karar verildiğini, tasfiye icaplarına ilişkin olarak tasfiye memurunun tek başına karar alabileceğini ileri sürerek, ortaklar kurulunun yokluğunun tespitini ve/veya iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve tasfiye memuru vekili, müvekkilinin görevini gereği gibi yerine getirdiğini, davacının çağrıya rağmen ortaklar kuruluna katılmadığını, alınan kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı, … davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davada tasfiye memurunun görevini gereği gibi yerine getirmediği, azil şartlarının oluştuğu, birleşen davada TTK’nın 535/2. maddesi uyarınca tasfiye memurunun ortaklar kurulunu tasfiye ile ilgili olarak toplantıya çağırabileceği, usul ve yasaya aykırı durum bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, tasfiye memurunun azline, yerine tasfiye memuru atanmasına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6762 Sayılı TTK’nın 536/1. maddesi delaletiyle olaya uygulanması gereken 440. maddesi uyarınca tasfiye işlerinin icaplarından olan hususlar hakkında karar vermek üzere genel kurulun tasfiye memuru tarafından toplantıya çağrılabilecek olmasına göre, davacılar vekilinin birleşen davaya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Birleşen dava, ortaklar kurulunun iptali istemine ilişkindir.
Genel kurulda ancak gündemde bulunan hususlar hakkında müzakere açılabilir. Buna gündeme bağlılık ilkesi denir. Gündeme bağlılık ilkesi gereği genel kurul gündemine madde eklenemez. Bunun tek istisnası tüm pay sahiplerinin oybirliği ile alacakları kararla gündeme madde ve maddeler eklenmesi hususudur. (Bkz. Poroy/Tekinalp/Çamoğlu Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, Sayfa 422.)
Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere (15.01.2007 gün ve 2005/13236-2007/204 E. K ilamı) 6762 Sayılı TTK’nın 369. maddesi uyarınca genel kurulda ilan edilen gündemde yazılı bulunan hususlar hakkında görüşme açılır ve karar verilebilir. Kural olarak gündemde bulunmayan konular genel kurulda görüşülemez ve karar alınamaz. Söz konusu ilke ile güdülen amaç, pay sahiplerinin genel kurula katılma kararı verirken ve gerekse genel kurulda oy kullanırken hazırlıklı bulunmalarını sağlamak, onları oldu bittilere karşı korumaktır. TTK’nın 370. maddesi uyarınca tüm pay sahiplerinin asaleten veya vekaleten hazır oldukları genel kurulda ancak tüm pay sahiplerinin oy birliği ile verecekleri karar ile gündeme madde ilave edilebilir.
Somut olayda, davacı … toplantıya iştirak etmemiş olup, bu durumda tüm pay sahiplerinin oy birliği ile gündeme madde eklenerek, ortaklar kurulunda karar alındığından söz edilemez.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, 29.01.2012 tarihli ortaklar kurulunda gündeme bağlılık ilkesine aykırı olarak alınan kararlar değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davalarda davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 19/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.