Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/10980 E. 2015/22748 K. 01.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10980
KARAR NO : 2015/22748
KARAR TARİHİ : 01.10.2015

MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz sebeplerinin reddiyle bozma gereğine ve usule uygun mahkeme kararının İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA);

2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı vekili tarafından 13 adet bonoya ve muacceliyet sözleşmesine dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe başlandığı, borçlu …’ye örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine adı geçen vekilinin İcra Mahkemesine başvurarak, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ve takip dayanağı bonolarda şikayetçi lehtar olup vadeden itibaren 2 iş günü içinde protesto keşide edilmediğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece usulsüz tebliğ şikayetinin reddi ile süresinde olmayan şikayetin reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyizi üzerine Dairemizce 09.04.2014 tarih ve 2014/8037-10409 E-K sayılı kararla ödeme emri tebliğinin usulsüz ve geçersiz olduğu bu nedenle öğrenme tarihine göre süresinde olduğu anlaşılan diğer şikayetin esastan incelenmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyarak tebliğ tarihinin düzeltilmesine ve muacceliyet sözleşmesi nedeniyle itirazın reddine ayrıca yargılama sırasında ileri sürülen zamanaşımı ve faize itiraz konusunda da talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip, İİK’nun 168. maddesinin birinci fıkrasına göre ancak vadesi gelmiş kambiyo senetleri için yapılabilir.
Somut olayda kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine 21/04/2009 tarihinde başlandığı, takibe dayanak yapılan 13 adet bonodan 25/02/2009 ve 25/03/2009 vadeli bonoların takip tarihinde vadelerinin geldiği ve protesto keşide edildiği, diğer bonoların ise henüz vadelerinin gelmediği görülmektedir. Öte yandan bono haricinde düzenlenen ve bonoya açık atıf yapılan bir sözleşme ile belirlenen muacceliyet koşulu geçerlidir.
Alacaklı tarafından bila tarihli “sözleşme” başlığıyla sözleşme ibraz edilmiş olup, sözleşmenin 3. a) maddesinde “borçlu gerek şahsi gerekse cirolu çek ve/veya senetlerinin en az ikisinin vade veya tarihinde ödenmemiş olması halinde müteakip çek ve senetlerin muacceliyet kesbedeceğini şimdiden kabul eder” ibaresinin bulunduğu görülmektedir.
Sözleşmede takibe dayanak bonolara açıkça bir gönderme yapılmamış olup, taraflar arasında takibe dayanak bonoların muacceliyet maddesine konu bonolar olduğuna dair mutabakat da bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca takip tarihine göre muaccel olan ve protesto edilen 25/02/2009 ve 25/03/2009 vadeli bonolar haricindeki 11 adet bono yönünden takibin kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken sözleşmede bonolara açıkça gönderme yapmayan muacceliyete ilişkin madde uyarınca istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.