YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5214
KARAR NO : 2015/12366
KARAR TARİHİ : 23.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/10/2014 tarih ve 2014/591-2014/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisleri olan …’in 14.07.2010 tarihinde, …’in de 16.03.2013 tarihinde vefat ettiğini geriye mirasçı olarak müvekkillerinin kaldığını, müvekkillerinin murisi …’in ölümü sonrasında ona ait kasanın açıldığını, kasa içerisinden davalı Banka’nın …’ne ait 5 adet boş çek yaprağının çıktığını, müvekkillerince boş çek yapraklarının tutanak tutularak imha edildiğini, müvekkillerinin murise ait banka hesabında bulunan paraları tahsil etmek istediklerinde kasada bulunan boş çek yapraklarından kaynaklı risk gerekçe gösterilerek hesaptaki paranın müvekkillerine ödenmediğini, müvekkillerinin murisinin ölümü sonrasında geçen zamanda bu çeklerin bankaya ibraz edilmediği gibi ibrazının da mümkün olmadığını ileri sürerek … nezdinde bulunan muris …’e ait hesaptan verilen 5 adet boş çek yaprağının zayi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zayi nedeniyle iptal davasının hasımsız açılacağını, müvekkiline bu davada husumet yöneltilemeyeceğini, keşidecinin iptal davası açamayacağı gibi çek vasfında olmayan boş çek yapraklarının da iptale konu edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu çeklerin boş olması nedeniyle iptalinin istenemeyeceği, davacıların davada hukuki yararının bulunmadığı, davanın hasımsız açılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıların murisine ait kasadan çıkan boş çek yapraklarının imha edildiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece dava; zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali davası olarak nitelendirilmiş, bu nitelendirme uyarınca yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı vekilince sunulan dilekçelerde davanın zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptaline karar verilmesi istemiyle açılmadığı, HMK’nın 106. maddesi uyarınca açılan tespit davası niteliğinde olduğu açıkça belirtilmiştir. Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme
hakime ait ise de somut olayda iddianın ileri sürülüş biçimi ve dava konusu yapılan vakıalar dikkate alındığında mahkemece yapılan hukuki nitelendirme ve bu hukuki nitelendirmeye bağlı karar gerekçesi yerinde görülmemiştir. Ne var ki davacı vekilince davacıların murisine ait kasadan çıkan boş çek yapraklarının imha edildiğine ilişkin maddi vakıaların dava konusu yapıldığı, HMK’nın 106/3. maddesi uyarınca maddi vakıaların tek başına tespit davasına konu edilememesi nedeniyle açılan davanın bu sebeple reddinin gerektiği gözetildiğinde sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının, HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.