Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/1475 E. 2015/12083 K. 04.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1475
KARAR NO : 2015/12083
KARAR TARİHİ : 04.05.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte borçlunun, tebliğ memurunun tebliğ adresine gelmeden tebliğ işlemini gerçekleştirdiği ve bu hususun kamera kayıtları ve tanık beyanlarıyla sabit olduğunu ileri sürerek ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğundan bahisle tebliğ tarihinin 03.11.2014 olarak düzeltilmesini ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece istemin evrak üzerinden incelenerek reddine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda borçlu şirket adına çıkartılan ödeme emri tebligatı, 03/10/2014 günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmek istenmiştir.
Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. Mahkemece, her somut olayın özelliği, cereyan şekli, gerçekleşen maddi olgular en ufak ayrıntılarına kadar göz önünde bulundurup iddia tahkik edilmelidir. Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik iddia, mahkemede her türlü delille ispat edilebileceğinden, öncelikle duruşma açılarak şikayetçiye (borçluya) ve karşı tarafa (alacaklıya) anılan konudaki delillerini mahkemeye ibraz etmeleri için imkan tanınmadan dosya üzerinden karar verilmesi usule aykırıdır (HGK.nun 2003/12-600 E. – 2003/606 K.).
O halde, şikayetin niteliği gereği duruşma açılıp, taraf teşkili sağlandıktan sonra, borçlu tarafından posta memurunun tebliğ adresine hiç gelmediği iddia edildiğine göre, HGK kararı uyarınca borçlunun ileri sürdüğü hususlarla ilgili deliller toplanarak ispatlamasına imkan tanındıktan ve tarafların gösterecekleri deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.