YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8865
KARAR NO : 2015/12390
KARAR TARİHİ : 23.11.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/01/2015 tarih ve 2013/735-2015/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili tarafından … İş Mahkemesi’ne açılan davada dosyaya sunulan, müvekkiline kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğine dair dekontlardaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu konuda kimseye de vekalet vermediğini, söz konusu 8.250,00 TL meblağın imza örneği taklit edilerek mayıs 2011’de başkaları tarafından çekildiğini iddia ederek müvekkili hesabından başka bir şahsa verilen 8.250,00 TL’nin mevduata uygulanan en yüksek faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, aksi halde işlemin bizzat davalı tarafından gerçekleştirildiğinden davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/24737 no’lu dosyasında 16.06.2011 tarihli dekont üzerindeki imza ile ilgili yapılan soruşturma kapsamında … tarafından düzenlenen raporda para çekme dekontu üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olmasının kuvvetle mümkün ve muhtemel olduğunun belirtildiği ve davacı iddiası ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mevduattan hukuka aykırı olarak yapılan ödemenin tahsili istemine ilişkin olup, davalı ödemenin davacıya yapıldığını savunmuş; davacı ise ödeme belgesindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiştir. Davalı, mevduat hesabındaki parayı ancak davacıya, vekiline, yetkili temsilcisine ödemek suretiyle borcundan kurtulabilir. Bu konudaki ispat külfeti de davalıdadır. Davalı yanca ibraz edilen adi senet niteliğindeki dekontta davacıya izafe edilen imza, davacı yanca inkar edilmiş olmakla, HMK’nın 205, 208 ve 209. maddeleri çerçevesinde, söz konusu belgenin üzerindeki imzanın yöntemince incelenerek inkar edene ait olduğu saptanmadığı takdirde mezkur belgenin davalının ödeme savunmasını kanıtlar
nitelikte kabulü mümkün değildir. Mahkemece inkar edilen imzanın davacıya ait olup olmadığına ilişkin olarak HMK’nın 211. maddesi kapsamında bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış, konuyla ilgili yapılan ceza soruşturmasında alınan rapora dayalı olarak karar verilmiş ise de HMK’nın 214/2. maddesi gözetildiğinde bu husus eksik inceleme teşkil ettiği ettiği gibi, karara dayanak teşkil eden … tarafından yapılan incelemede de kesin bir kanaat bildirilmemiş, imzanın “kuvvetle mümkün ve muhtemel” olarak davacıya ait olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının bu tarihten evvel atmış olduğu imza örnekleri temin edilip ayrıca duruşmada da davacının bol miktarda imza örneği alınmak suretiyle yeni bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.