Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/10432 E. 2015/9528 K. 26.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10432
KARAR NO : 2015/9528
KARAR TARİHİ : 26.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, Dairemizin 21.01.2013 tarihli ilamı ile … İl Müftülüğü yetkilisinin rızası sorularak, TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiği nedeniyle hükmün bozulması üzerine yapılan yargılamada, … İl Müftüsü tarafından dosyaya gönderilen 09.04.2013 tarih ve 1541 sayılı yazıda, etkin pişmanlık hükümlerinden suça sürüklenen çocuk ve suç ortaklarının faydalanmasına muvafakat verilmediği bildirildiği ve TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı hâlde suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca aynı Yasanın 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmemiş ise de, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a, 31/3 ve 62 maddelerinin uygulanması durumunda sonuç cezanın kısa süreli hapis cezası olmayacağının anlaşılması nedeniyle aynı Kanunun 50/3 maddesinin uygulama alanının bulunmayacağı gözetildiğinde, hükmolunan sonuç 4 ay 13 gün hapis cezasının ertelenmesinin suça sürüklenen çocuk hakkında lehe sonuç doğurduğundan, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
 Ancak; 
5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak, iştirak halinde suç işleyen suça sürüklenen çocukların neden olduğu ortak yargılama giderinden paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden, tüm yargılama giderinin suça sürüklenen çocuklardan ayrı ayrı alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuk …’a ilişkin bölümünün yerine, “ortak yapılan toplam 156 TL yargılama giderinden, suça sürüklenen çocuğun payına düşen 52 TL. yargılama giderinin suça sürüklenen çocuk …’dan alınmasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.