Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5868 E. 2015/3672 K. 17.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5868
KARAR NO : 2015/3672
KARAR TARİHİ : 17.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/12/2013 tarih ve 2012/14-2013/270 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/03/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … isimli gemiyi … yapılan ihale sonucu satın aldığını, geminin satın alındığına ve alacaklıların müracaat etmeleri, aksi halde alacak haklarının düşeceğine ilişkin gerekli ilanın yapıldığını, davalının ise gemi alacaklısı hakkı olduğu iddiası ile geminin seferden men edilmesine ilişkin karar aldığını ve gemi alacaklısı hakkına dayalı olarak takip başlattığını, oysa müvekkilinin gemiyi cebri icra yolu ile satın almış olması nedeniyle gemi üzerindeki tüm rehin ve alacak haklarının kalktığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kanuni rehin hakkının Türk kanunlarına göre doğduğunu, uygulamanın da Türkiye’de yapıldığını, satılan gemi üzerindeki kanuni rehin hakkının doğumu, kullanılması ve sukutu konusunda Türk mevzuatının uygulanması gerektiğini, geminin yurtdışındaki cebri icra yolu ile satışına ilişkin Türkiye’de ilan yapılmadığını, bu nedenle gemi alacaklısı hakkının sona ermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu olaya geminin cebri icra yolu ile satışının yapıldığı Cebelitarık hukukunun uygulanması gerektiği, buna göre .. …… isimli geminin 10.02.2011 tarihinde Cebelitarık’da icra marifeti ile üzerindeki tüm takyidatlardan ari olarak davacı tarafından satın alındığı, 6762 sayılı TTK’nın 1245 maddesindeki düzenlemenin Türk bayraklı gemiler için geçerli olduğu, bu nedenle davaya konu Malta bayraklı gemiye uygulanamayacağı, bu itibarla davaya konu geminin yeni maliki olan davacının kanuni rehin hakkından doğan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı tarafından başlatılan takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki ihtilaf yabancı bir geminin yurt dışında cebri icra yoluyla satılması halinde üzerinde bulunan kanuni rehin hakkının kalkıp kalkmadığı noktasında toplanmaktadır. Takip tarihi itibariyle davada 6762 sayılı TTK hükümleri uygulanacaktır. Bu Yasa’nın 5136 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile değiştirilen 1245. maddesine göre “Geminin, 1- Yurt içinde cebri icra yoluyla, 2- Türkiye genelinde tirajı en yüksek beş gazete arasından iki ayrı gazetede üç gün ara ile iki kez ilanen tebligat yapılmak suretiyle gemi

alacaklılarının satıştan haberdar edilmeleri kaydıyla yurt dışında cebri icra yoluyla satılması halinde kanuni rehin hakkı kalkar.” Gemi alacaklısı hakkının bahşettiği kanuni rehin hakkı, yasadan doğan, tescile tabi olmayan, geminin her zilyedine karşı ileri sürülebilen icrai bir hak olup doğumu, tanınması, kullanılması ve sukutu devletlerin hakimiyet hakları ile ilgili birer icra işlemleri olduğundan yapıldıkları ülke hukukuna tabidir. 6762 sayılı TTK’nın 1245/2. maddesinde öngörülen gemi alacaklılarının gemi üzerindeki rehin haklarının kalkması koşulları da oluşmamıştır. Esasen Dairemiz uygulaması da bu yöndedir. (Dairemizin 22/06/2007 tarih ve 2006/6647-9553 sayılı kararı)
Bu itibarla, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17/03/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Temyiz incelemesi yapılan uyuşmazlık yabancı bayraklı geminin yurt dışında satışı halinde kanuni rehin hakkının devam edip etmeyeceği belirlenirken satış tarihinde yürürlükte bulunan Mülga 6762 sayılı TTK’nın 1245/2. maddesinde belirtilen koşulların aranıp aramayacağı noktasında olup, yerel mahkemenin 1245/2’nin yalnızca Türk bayraklı gemilerde uygulanacağı, olayımızda olduğu gibi yabancı bayraklı gemiler yönünden tatbik sahasının bulunmadığı, buna göre yabancı bayraklı geminin yabancı bir ülkede cebri icra yolu ile satılması ile birlikte üzerindeki kanuni rehin hakkının sona ereceğine dair ayrıntılı gerekçeli kararı ile vardığı sonucun doğru olduğu, hükmün yasa ve dosya içeriğine uygun bulunduğu ve onanması gerektiği kanaatinde bulunduğumdan, kararın bozulması yönündeki Sayın Çoğunluğun görüşüne iştirak edemiyorum.