YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6096
KARAR NO : 2015/3865
KARAR TARİHİ : 19.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara (Kapatılan) 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2013 tarih ve 2011/366-2013/333 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.03.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin %100 hissesinin tamamının 29/12/2010 tarihine kadar …a ait iken 4046 sayılı Yasa uyarınca Tedaş’ın hisselerini satma ve devretme yetkisi T.C.Başbakanlık Özelleştirme İdaresi’ne ait olduğunu, 07/06/2010 tarih ve 2010/35 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı uyarınca T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nca… Elektrik Dağıtım A.Ş’nin %100 oranındaki hissesini… Elektrik Dağıtım Şirketi’ne satışına ilişkin 29/12/2010 tarihli “Hisse Satış Sözleşmesi” yapıldığını, …Elektrik Dağıtım A.Ş. ile … arasında 24/07/2006 tarihinde imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi bulunduğunu, taraflar arasında fiber açmaları konusunda mutakabat yapılmadığını, davacının, …’ın fiberlerin açılması ile ilgili olarak gerek fiber açma sayısı gerekse de fiber açma süresine ilişkin bir bilgisi ve rızası bulunmadığını, …’ın kesmiş olduğu ceza faturalarının dayanağı olduğu iddia ettiğini fiber açmalarına ilişkin hiç bir belgenin sunulmadığını, kesilen faturaların dayanaktan yoksun bulunduğunu, tüm bu usülsuzlüklere rağmen davacının olası zararların büyümemesi ve ticari itibarının zedelenmesi için itirazı kayıt ile ceza faturalarını ödediğini, bu faturaların ve davalı uygulamasının bağlantı anlaşmasının 16.maddesine, mevzuata ve hakkaniyete aykırı olduğunu davalı …’ın sebebsiz zenginleştiğini ileri sürerek, şimdilik davaya konu fatura tutarı olan 107.930,34 TL’nin davalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, tacir olan davacının davalı tarafından düzenlenen 26/11/2010 tarih ve J 570761 sayılı 107.930,34 TL tutarında faturayı 15/12/2010 tarihinde basiretli bir tacir gibi davranmadan ihtirazi kayıt koymadan ödediği, davanın hukuki dayanağının sebepsiz zenginleşme olduğu, davacının borç hakkında hataya düşmüş olduğunu ispat etmek zorunda olduğu, borcun mevcudiyeti hakkında yalnız şüphenin bulunmasının istirdat için yeterli olmadığı, ödemenin hataya dayalı olmaksızın yapıldığı, ödemede bulunan kimsenin verdiğini geri isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sistem kullanım ve bağlantı anlaşması uyarınca ödenen cezai şartın istirdatı istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şartlar kısmını düzenleyen 10. maddesi, “Kullanıcının ilgili mevzuat, taraflar arasında imzalanan Bağlantı Anlaşması ve bu Anlaşma hükümlerinin herhangi birini ihlal etmesi, söz konusu ihlali …’ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda …, aşağıda belirlenen cezai şartları uygulayacaktır. …’ın uğradığı zararlar ayrıca tazmin edilecektir.”hükmünü içermektedir. Hangi ihlalin hangi cezayı gerektireceği ve hesap şekli, bu 10. madde hükmü sonrasında tablo halinde sıralanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu ihlâl, bu tabloda davacı, “… tesislerinde kullanıcının bağlı olduğu fidere 00.00-24.00 saatleri arasında üç veya daha fazla arıza intikal ederek kesicinin açması” şeklinde tanımlanmış olup, bu ihlalin tablodaki karşısında “00.00-24:00 saatleri arasındaki her üç açma için kullanıcının içinde bulunulan aya ait Sistem Kullanım Fiyatına göre hesaplanan bedelin %1’i oranında ceza uygulanır. Üçün katına ulaşmayan açma sayıları üçün katına doğru aşağı çekilerek hesaplanır. (Not: 8 açma varsa 6 olarak hesap edilir) şeklinde ceza yaptırımına yer verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırıldığı üzere, kullanıcı davalı tarafından 3 ve daha fazla arızaya sebebiyet verilmesi sonucunda, davacının fider kesicisinin açılması şeklindeki ihlâlin ilk gerçekleşmesinde, davalı … tarafından uyarıda bulunulması, uyarıya ve verilen süreye rağmen ihlâlin sona erdirilmemesi durumunda ikinci bir uyarı yapılmasına ve süre verilmesine gerek kalmaksızın cezai şartın uygulanması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı … tarafından davacıya anılan şekilde ilk ihlâlin gerçekleşmesi durumunda sözleşmeye uygun bir uyarının yapıldığı yönünde herhangi bir savunmada bulunulmamış olup, mahkemenin kabulünün aksine davacı tarafından davalıya yapılan ödemenin dahi ihtirazi kayıtla yapıldığı da dosya kapsamı ile sabittir.
Bu durumda mahkemece,yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ilk ihlâlinin gerçekleşmesi üzerine, davalı tarafından ihlalin giderilmesi yönünde davacıya herhangi bir uyarıda bulunulmadan ve süre verilmeden ceza uygulanıp uygulanamayacağı sözleşme hükmü çerçevesinde denetlenebilir bir şekilde tartışılmadan eksik incelemeye ve yanılgılı hukuksal değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.