YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1271
KARAR NO : 2015/11248
KARAR TARİHİ : 10.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret,
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatı konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek;mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir
Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Hakaret huzurda işlenebileceği gibi, gıyapta da işlenebilir. Gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun yokluğunda en az ikiden fazla kişilerle ihtilat edilerek yani en az üç kişinin hakaret sözünü öğrenmiş olması kaydıyla hakaretin yapılması şarttır. Mağdur bu sayıya dâhil değildir. Mağdurun hazır olması halinde gıyapta hakaret den bahsedilemez. Kendileriyle ihtilat edilen kişilerin bir arada bulunmaları ve hakaret sözünü aynı anda öğrenmelerine gerek yoktur. İhtilat aktarma suretiyle gerçekleşmişse hakaret sözlerinin aynı yada benzer olması aranmalıdır. Fail, sözlerini ikiden fazla kişiye söylemekte yada daha çok kişinin duyabileceği bir yerde konuşmakta ve sözleri başkaları tarafından duyulabilmekte, failde bu durumun bilincinde ise ihtilat oluşmuştur.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Somut olayda; sanığın 08.08.2009 günü arkadaşları ile birlikte alkol almaya başladığı, gece saatlerinde sanığın ağabeyi olan …’ın sanığı evine götürmek üzere yanına geldiği, bulunduğu yerden ayrılmak istemeyen sanık ile ağabeyi arasında bu sebepten sözlü tartışma yaşandığı, ağabeyinin tek başına evine döndüğü, bir süre sonra sanığın elinde tahta sopa ile evine geldiği, ‘ağabeyimi öldüreceğim’ diyerek bağırmaya başladığı, ağabeyinin de korkutmak amacı ile kurusıkı tabancası ile havaya bir el ateş ettiği, evde bulunan aile bireylerinin polisi aradıkları, kısa bir süre sonra olay yerine intikal eden şikayetçi polis memurlarının sanığı bağırır vaziyette görerek kontrol altına almaya çalıştıkları, bu sırada sanığın görevli polis memurlarına karşı çıktığı polis memurlarına hitaben ‘bana kelepçe takacak adamın …koyarım siz kimsiniz’ diyerek hakaret ve tehdit ettiği, polis aracına bindirildiğinde ise araçta bulunan polis memurlarına hitaben de hakaret ettiği, anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.