YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14531
KARAR NO : 2015/3830
KARAR TARİHİ : 19.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2012 gün ve 2011/550-2012/544 sayılı kararı bozan Daire’nin 10/06/2014 gün ve 2013/4139-2014/11050 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Düzce ilinde yerleşik ve beyaz eşya ticareti işi ile uğraşan müvekkili şirketin ortağı olan diğer müvekkili …’ın, şirketi temsilen ve kendi adına dava dışı firmanın davalının Düzce Şubesinden almış olduğu 24 aylık geri ödemeli 20.000.00 TL bedelli kredi sözleşmesine kefil bulunduklarını, bu kredinin 09.02.2006 tarihinde kapatıldığını, ancak buna rağmen davalının müvekkilleri aleyhine icra takibine geçtiğini, 17.10.2006 tarihli 155.924,03 TL tutarlı ödeme emri tebliğ ettirdiğini, ödeme emrinde borcun sebebi olarak kapatılan kredi borcunun dayanak gösterildiğini, müvekkillerinin imzası ve bilgisi dahilinde olmayan 02.04.2004 tarihli ve 24.01.2005 tarihli kredi sözleşmelerinin icra takibinin dayanak belgeleri olduğunu, müvekkillerinin şikayet üzerine davalı müfettişi tarafından yapılan soruşturma sonunda düzenlenen raporda banka personelince ilk sözleşmedeki 20.000,00 YTL ibaresindeki “2” rakamının “7” olarak değiştirdiğinin, ilk sözleşmede kefil olan davacıların bilgi ve iradesi dışında sonradan 40.000,00 TL ve 10.000,00 TL’lik kredi fasıllarının da ilk sözleşmeye dahil edildiğinin belirlendiğini, savcılığa yapılan şikayet sonrası kamu davası açıldığını, sahteciliğin belirlendiğini, davalı personelinin mahkumiyetine karar verildiğini, açılan menfi tespit davasının kabul edilerek müvekkillerinin davalıya borcunun da olmadığının belirlendiğini, yapılan bu haksız işlemler ve takiplerle müvekkillerinin işlerinin bozulduğunu, bayiliklerinin birer birer iptal edildiğini, hiçbir bankanın kendileri ile çalışmak istemediğini, küçük bir yer olan Düzce’de bu olayın duyulması sebebiyle itibarlarının sarsıldığını, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürerek, müvekkili … için 10.000.00 TL manevi, 7.500.00 TL maddi ve diğer müvekkili için şimdilik 7.500.00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, 880.00 TL manevi tazminatın 05.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı …’a verilmesine dair verilen karşı karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davacılar yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 19/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.