YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15686
KARAR NO : 2015/3852
KARAR TARİHİ : 19.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 37. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/07/2012 gün ve 2011/18-2012/177 sayılı kararı onayan Daire’nin 04/04/2014 gün ve 2013/1098-2014/6689 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin borsada aracı kurum olarak çalıştığını, davalının bu kapsamda sözleşme imzalayarak hesap açtığını, dava dışı …. isimli kişiye işlemlerini takip etmek için vekaletname verdiğini, hisse senetlerinin anılan kişi tarafından hesaptan çekilerek bakiyenin sıfırlandığını, davalının bu olaylardan habersiz imiş gibi kendilerine ihtarname gönderdiğini, haklarında icra takibi yaptığını, takip haksız olsada şirketin imajı açısından dava açma hakları saklı kalmak üzere ödemede bulunduklarını, davalı ve dava dışı … hakkında dolandırıcılık ve sahtecilikten ceza davası açıldığını, davalının kendilerinden mükerrer tahsilat yapmak istediğini ileri sürerek, icra dosyasına ödedikleri 108.766,87 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kimseye vekaletname vermediğini, ceza dosyasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığını, dava dışı … kendisine davacı aracı kurumla çalışması konusunda tavsiyede bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, her ne kadar ceza dosyasında verilen mahkumiyet kararı zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmış ise de, bu dosyadaki ifadeler, delillerle birlikte, davalının dava dışı Hürçetin Yılmaz’ı tanıması, SPK mevzuatına göre tutulması gereken ses kayıtlarına göre davalının yapılan işlemlerden bilgisi ve rolünün olduğunun anlaşılması karşısında, davacının icra baskısı altında ödediği miktarın davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/04/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 19/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.