YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7416
KARAR NO : 2015/945
KARAR TARİHİ : 21.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Şikayetçi şirket ile sanığın yetkilisi olduğu şirket arasında, noterlikçe düzenlenen 25.04.2006 tarihli finansal kiralama sözleşmesi gereğince, mülkiyeti şikayetçi şirkete ait olan 50 ton Gün İşleme Kapasiteli Sıcak .. Tesisi’nin sanığın yetkilisi olduğu şirkete kiralandığı; sözleşmeyi temyiz dışı diğer sanıklar .. ve ..’in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları; sözleşme kapsamında sanıkların temerrüte düşmesi sonucu, şikayetçi şirket tarafından, 04.03.2008 tarihli ihtarname ile, borçların 60 gün içerisinde ödenmesi aksi halde sözleşmenin fesholunacağını ve bu süre sonrası 5 gün içerisinde kiralanan malların iadesinin istemine dair ihtarnamenin sanıklara 06.03.2008 ve 07.03.2008 tarihlerinde tebliğ edildiği ve sözleşmenin tek taraflı olarak fesholunduğu; sözleşmenin fesholunmasına rağmen, sanığın borçlarını ödemediği gibi kiralanan malları da iade etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanık tarafından talep edilmediği anlaşılmakla, CMK’nın 231.maddesinin tartışılmadığına ilişkin tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanunun 53/1 maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından “TCK 53.madde gereğince sanık hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine” ilişkin kısmın çıkartılması ile hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “10 gün”, ve “200 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.