Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7420 E. 2015/943 K. 21.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7420
KARAR NO : 2015/943
KARAR TARİHİ : 21.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçinin evine olay gününden yaklaşık bir hafta önce gelen sanıkların kendilerini …. adlarıyla tanıtıp, Tıp öğrencisi olduklarını; F.. Hastanesi tarafından gönderildiklerini, tansiyon aleti, masaj aleti ve şeker ölçme aleti sattıklarını, kendisi için faydalı olacağı yönünde sözler söyleyerek satın alması konusunda ısrarcı oldukları, şikayetçiye bir adet tansiyon aleti ile bir adet masaj aleti bırakarak 3500 TL para istedikleri, şikayetçinin 3000 TL’yi elden verdiği, sanıkların kalan 500TL’yi “daha sonra gelir alırız” diyerek ayrıldıkları, daha sonra bu kez sanık ..’nın yalnız olarak şikayetçinin evine geldiği, 500 TL’yi istediği, bu sırada sanığın cep telefonu ile bir görüşme yaptığı, telefonu şikayetçiye uzatıp görüştürdüğü, karşı taraftaki şahsın şikayetçiye kendisini avukat… olarak tanıttığı ve bir araba satışı yapacaklarını ve şikayetçinin hesabına 4000 TL yatıracaklarını söylediği, sanık …nın da şikayetçiden 2500 TL daha para istediği, şikayetçinin 2500 TL ile önceki borcu 500 TL olmak üzere 3000 TL’yi sanık …ya verdiği, sanığın da bir kağıt parçasına “2500 TL alındı, Fitnat
…’den alındı 19/11/2009 Uğur …” yazarak imzalayıp şikayetçiye verdiği ve gittiği, ertesi gün her iki sanığın araç ile şikayetçinin evinin yakınına geldikleri, kendilerinden şüphelenen bina kapıcısının polisi araması üzerine olay yerine gelen polis ekibini gören sanık ..’in kaçtığı, diğer sanık …nın ise polislerce yakalandığı, ifadesinde şikayetçiye toplam değeri 150 TL olan tansiyon ve masaj aletini 2500 TL bedelle sattıklarını kabul ve ikrar ettiği, diğer sanık …’in ise kaçamaklı anlatımları ile olayı kısmen doğruladığı, sanıkların bu eylemleriyle şikayetçiyi hileli davranışlarla aldatarak 6000TL parasını almak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık … müdafiinin ve sanık …nın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve sanık …nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “30 gün” ve “600 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.