YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25352
KARAR NO : 2015/17116
KARAR TARİHİ : 27.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kooperatife yıllarca muhasebe hizmeti sunduğunu, davalıdan 2005 yılından 2.950,00.TL, 2006 yılından 7.080,00.TL, 2007 yılından 7.080,00.TL muhasebe ücreti ve 2006 yılı noter defter tasdik ücreti alacağı olmak üzere toplam 17.760,00.TL alacağının bulunduğunu belirterek, birikmiş muhasebe ücreti alacağı olan 17.760,00.TL ve faiz miktarı olan 3.060,00.TL nin 31.08.2007 tarihinden itibaren aylık %2,5 sözleşme faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin, davanın kısmen kabulü ile 4.856.00.TL’ nın 01.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 6.000.00.TL’ nın 01.01.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair 16.12.2012 tarihli kararının davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulması üzerine Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 3.780.82.TL’ nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemenin 16.02.2012 tarih ve 2009/395 Esas 2012/136 Karar sayılı ilk kararında davanın kısmen kabulü ile 4.856.00.TL’ nın 01.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 6.000.00.TL’ nın 01.01.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili yönünde kurulan hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.09.2012 tarih ve 2012/13986 Esas 2012/19733 Karar sayılı ilamı ile “…1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-18.08.2007 tarihli teslim tutanağı ile davacının davalıya ait defterleri teslim ettiği anlaşılmakta olup, mahkemece davacının 2007 yılında 18.08.2007 tarihine kadar davalıya muhasebe hizmeti sunduğu bu tarihten sonra herhangi bir hizmet vermediği gözetilmeksizin davalının 2007 yılı muhasebe hizmet bedelinin tamamından sorumlu tutulması hatalı olup, bozmayı gerektirir. 3-Mahkemece, davanın kısmen kabul edilerek, 4.856.00.TL’ nın 01.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 6.000.00.TL’ nın 01.01.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, davacı ..101. maddesinde öngürüldüğü şekilde davalıyı temerrüde düşürmemiştir. Bu durumda davalının bu dava ile temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden, mahkemece yukarıda belirtilen tarihlerden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 4-Mahkemece, davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulünden dolayı kendisini davada vekil ile temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesine göre nisbi ücreti vekalete hükmedilmesi ve davacı tarafından yapılan toplam yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanacak tutarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesi…” gerektiğinden bahisle davalı yararına bozulması üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı kapsamındaki husuların davalı yararına usulü kazanılmış hak niteliğini kazandığı gibi bozma ilamı dışında kalan hususlarda davacı yararına usuli kazanılmış hak niteliğindedir. Hal böyle olunca mahkemece, temyize konu kararda, bozma ilamı dışında kalarak davacı lehine kesinleşen 4.856.00.TL’ nın da davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken usulü kazanılmış hak ilkesi de gözardı ederek bu miktar yönünden ayrıca hüküm kurulmamış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince hükmün davacı yararına BOZULMASINApeşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.